Yeme Bozukluklarında Psikoterapi Uygulamaları
Son yirmi yıldır psikoterapi alanında en yaygın olarak kullanılan terapi akımlarından biri de bilişsel-davranışçı tedavidir. Teorinin merkezinde kişinin düşüncesinin içeriğinin onun ruh durmunu etkilediği fikri vardır. Duygusal bozukluklar, kişinin hayatı boyunca defalarca içine düştüğü yanlış anlamalarla ilgili olabilmektedir. Psikolojik problemlerin tamamının gizli ve kontrol edilemeyen güçlerden kaynaklandığını düşünmek doğru değildir. Çünkü problemlerin nedenini, hatalı öğrenme, yanlış ve yetersiz bilgiden çıkarılan yanlış sonuçlar gibi sıradan olaylar da etkilemektedir. Durum böyle olduğunda bilişsel terapi, hastayı yanlış düşüncesini düzeltebilmesi için hayatı boyunca kullana geldiği problem çözme tekniklerini kullanmaya teşvik etmektedir. Hastaya problemlerinin hatalı düşünmek ve yanlış kavranmaktan dolayı gerçeğin çarpıtılması ile oluştuğunu göstermektedir. Bu çarpıtmaların temelini, gelişmi boyunca aldığı hatalı öğrenmeler oluşturmaktadır. Tedavinin formülü oldukça basittir: Terapist hastaya bu düşüncelerini tanımasında ve onları daha geçekçi biçimde formülleştirmesinde yardımcı olur.
Obezitenin psikolojik tedavisinde sıkça karşılaşılan blumiya ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda bilişsel terapi sıklıka kullanılmaktadır. Blumiya nervoza yineleyen tıkınırcasına yeme dönemlerinin olduğu, fazla miktarda yemenin durdurulamadığı kilo almaktan sakınmak için kusma, laksatif kullanımı, yemek yememe, egzersiz yapmak gibi uygunsuz dengeleyici davranışlarda tekrar tekrar bulunma belirtilerinin görüldüğü bozukluklardır. Her iki durumda da da ağırlıkla ilgili aşırı ilgilenme söz konusudur. Temelde kişiler kendi değerlerini ağırlıkları ve biçimleri açısından değerlendirirler. Ağırlığı kontrol etmeye yönelik çeşitli davranışlar tipiktir. Hastanın diyet girişimleri aşırı yeme dönemleriyle kesintiye uğradığı için zayıflama sağlanamaz. Bilişsel terapi bu problemlerin çözümünü sağlamak için düşünme sistemindeki alışkanlığa dönüşmüş özgün hataları ve çarpıtmaları düzeltmeyi hedeflemektedir. Blumia ve tıkınırcasına yeme bozukluğundaki temel bilişsel çarpıtmalar şunlardır:
1.Seçici Soyutlama: Ayrıntılara dayanarak sonuç çıkarma ve bu arada göze çarpan ve zıt delilleri görmezden gelme. Örneğin:Kendimi bir türlü kontrol edemiyorum. Dün öğlen arkadaşlarımla yemek yerken bana verilen her şeyi yedim, oysa dikkatli olacağıma dair herkese söz vermiştim. Çok güçsüzüm.Zayıf olursam değerli olurum.
2.Aşırı Genelleme: Bir olaya dayanarak kural geliştirme ve bu kuralı diğer benzer olmayan tüm durumlara uygulama. Örneğin:Karbonhidrat yerken şişmandım, bu nedenle şimdi bunlardan sakınmalıyım ki şişman olmayayım.
3. Büyütme: İstenmeyen sonuçları olan olayların anlamını aşırı büyütme. Örneğin:İki kg almam mahvolmam demektir.Başkaları kilo almama ilişkin yorum yaparlarsa buna dayanamam.
4. Ya hep ya hiç tarzı Düşünme :Olaylar sadece siyah ya da beyaz; doğru ya da yanlış; iyi ya da kötü olabilir. Örneğin:Eğer bir kilo alırsam kilo almaya devam edip onlarca kilo alacağım.
5. Bireyselleştirme ve Kendine Yöneltme :Kişinin olayları kendisine yönelik yorumlaması veya kendisine ilişkin olayların aşırı yorumlanması. Örneğin:Biraz kilo aldım ve eşimin davranışları hemen değişti.
6. Batıl İtikatlı Düşünme :Belli sebeplere dayanan olayların arasında sebep sonuç ilişkisi olduğuna inanma. Örneğin:Bir parça pasta yersem anında midemde yağa dönüşecektir. Bilişsel yaklaşım bu çarpıtmların farkına varılmasını da içeren terapi uygulamaları ile başarılı sonuçlar almaktadır. Kullanılan terapi uygulamaları şunlardır:
Terapi Uygulamaları
1.Eğitim
2.Kayıt tutma
3.Beslenmenin diyetisyen tarafından düzenlenmesi
4.Yeme davranışını tetikleyen sosyal, psikolojik, fizyolojik ipuçlarının farkına varılması
5.Düşüncelerin yeniden yapılandırılması (bireyin biçimi, ağırlığı ve diğer sorunlarına ilişkin kendi düşüncelerini anlaması sağlanır)
6.Beden imgesine ilişkin olumsuz düşüncelerle mücadele edilmesi
7.Sosyal beceri eğitimi, girişkenlik eğitimi, sorun çözme yöntemleri, gevşeme eğitimi ve egzersiz önerilmesi.