NLP-Uyum
Uyum
Bu makale sevgilinizle veya başka biriyle gerçekten nasıl derin bir uyum yakalayabileceğinizi açıklıyor.
Geçenlerde yerel bir gazetenin reklam bölümünden iş konuşmak için bir satış elemanı gelmişti ve hareketlerimi nasıl açık bir şekilde yansıttığını görünce hayran(!) kaldım. Artık rahatsızlığın sınırlarına gelmiştim. Eğer hareketleri eşleyip yansıtacaksınız bu daha kurnazca ve incelikle olabilir.
Her kolları bağlamayı, kollarınızı bağlayarak eşlemeniz gerekmez. Kol bağlama hareketini daha nazik bir şekilde, parmaklarınızla ima edebilirsiniz. Sonra konuşmanın hızını ve ritmini yakalayabilir, kişinin nefes hızıyla eşleştirerek temposuna uyum sağlayabilirsiniz.
Sevgililerde daha önemli olan şey, karşıdaki kişiyle daha derin bir seviyede bağlantı kurmaktır.
Bir başkasıyla anında bağlantı yaratmanın daha derin bir yakınlığa yol açması beni büyüledi ve o büyülenmeyi hala hissediyorum. Uyum sağlamak için gereken birçok teknik (eşleme, yansıtma, vb.) NLP kitaplarında güzelce açıklanmışsa da bana öyle geliyor ki bu anında bağlantı, sık sık bu teknikleri bilinçsizce kullandığımda meydana geliyor.
Son zamanlarda ortağım ve eşim Senem Hanım ile büroya gelen insanların bezimleyken ne kadar iyi hissettikleri hakkındaki yorumlarından bahsediyorduk. İnsanları hayrete düşüren şey onlarla yakaladığımız uyum seviyesi. Terapötik çevrenin dışında olduğumuz zaman genellikle vücut hareketlerini, nefes hızlarını veya duygusal kelimelerini eşleştirmek adına bir şey yapmayız, fakat hala insanlarlayken derin bir uyum içine gireriz ve genellikle şu tür yorumlar alırız “beni en iyi arkadaşımdan daha iyi anlıyorsun” veya “sanki seni tüm hayatım boyunca tanımış gibi hissediyorum”.
Bunu nasıl yaparsınız?
Ne zaman birisini beğendiğim bir şeyi yaparken görsem “bunu nasıl yapıyorsunuz?” diye sorarım. İşimin varsayımlarından birisi de eğer birisi bir şeyi yapabiliyorsa biz de yapabilir ve diğer insanlara öğretebiliriz. Hepimiz insan sinir sistemine sahibiz ve insanların yaptıkları o hayran verici becerilerin temeli nörolojilerine dayanır. (Bir defasında Richard Bandler’in eğitimine katılmış bir eğitmen arkadaşımdan şunu dinledim: Bandler eğitimin birinde “her şey mümkün” demişti. Birisi buna karşı çıktı ve o da şöyle dedi “bak, eğer bir şey imkânsızsa bunu zaten pek yakında dener ve bulursun, yani aksi kanıtlanana kadar onun mümkün olduğunu varsayabilirsin” ki bu duyduğum en karizmatik cevaplardan biriydi).
Kendimle ilgili gözlemlediğim şeylerden birisi de ne zaman birisiyle tanışsam onları oldukları gibi tüm zaaflarıyla, acayiplikleriyle veya kabahatleriyle kabul ederim. Tabi ki onları oldukları gibi kabul etmem için kendimi olduğum gibi kabul etmem gerekir.
Bu yüzden günlük tutumum bazen zalimce dürüst ve kendi espri anlayışıma bağlı. Çünkü bu benim nasıl biri ve kim olduğumu gösteriyor; ben de bunu kabul ediyorum. Sanki öyle görünüyor ki diğer kişi de bu kabulü hissediyor ve derin uyum anında gelişiyor.
İşte birkaç fikir:
Birkaç dakika oturun ve kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeyi deneyimleyin. Kendinize şöyle söyleyin “kendimi olduğum gibi kabul ediyorum”. Eğer meditasyon veya otohipnozda tecrübeliyseniz bu baştan çok kolay olur. Eğer daha az tecrübeliyseniz ilk başta bu cümleye iç tepkiniz her ne ise, siz onu kabul edene kadar, bu kabul çalışması biraz kafa karıştırıcı olabilir. Örnek:
Ben 1) Kendimi tamamen olduğum gibi kabul ediyorum
Ben 2) Peki ya omzundaki o gerilim, onu hiç sevmedim
Ben 1) Omzumdaki o gerginliği kabul ediyorum
Ben 2) Fakat ondan hoşlanmıyorum
Ben 1) Onu sevmeme hissini kabul ediyorum
Ben 2) Bu adil değil!
Ben 1) Bu “adil değil” duygusunu kabul ediyorum
Ben 1 ve Ben 2 kısaltmalarını kullandım çünkü insan bilinci geri dönüşlüdür ve ne kadar “ben” tanımlasam her zaman beni izlemekte olan bir üst ben daha vardır. Gidip düşünün!
Eğer bunu daha önce hiç yapmadıysanız bu alıştırmayı olağanüstü bulacaksınız.
Bir başkasıyla düşük riskli bir durumdayken onları oldukları gibi kabul etmeyi
deneyimlemeye karar verin. Kendi kendinize şöyle deyin “bu kişiyi olduğu gibi
kabul ediyorum”. Ne kadar hızlı derin uyum oluştuğunu fark edin.
Diğerlerine ilk defa bunu yapmayı göstermeye başladığımda insanların içinde her çeşit red ortaya çıkıyordu. Hoşlanmayacakları şeyleri fark ediyorlar. İçinizdeki tepkilerle neyin farkına varırsanız varın, sadece birinci ve ikinci alıştırmayı yapın, kendinizi olduğunuz gibi kabul edin.
Bu nasıl çalışır/işler?
Uyum fikrinde siz bir başkasının dünya haritasında buluşursunuz. Eşleşme ve yansıtma davranış seviyesinde olur, fakat diğer insanların kabul edilmesi, bu uyumu kimlik boyutuna taşır. Birçok insana küçük yaşlardan itibaren her zaman kendileri olmamanın normal olduğu söylenmiştir. Genellikle kendileri olmama için geliştirdikleri bu davranışlar kendilerine kendileri olmadıklarına dair birçok mesaj gönderiyor. Bu “tamamen kabul etme” yaklaşımı birçok mesajla birlikte “seni olduğun gibi kabul ediyorum”, “sen değerli bir insansın”, “dinlemeye değersin”, vb. mesajı gönderiyor. Birçok insan bu mesajları ilk defa almıştı ve bunlar gerçekten çok güçlüdür.
İsterseniz bu derin uyumu şöyle de kullanabilirsiniz: Masadaki mum ateşinin üzerinden karşıdaki kişiye bakarken sadece onu kabul ederek bağlanma hissinizi yükseltebilirsiniz. Romantizminizin nasıl çiçek açacağını ve hayal bile edemeyeceğiniz derin bir uyum oluşacağını görün. İyi eğlenceler!
|




















