ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EMDR ile ışık hızında duygusal iyileşme EMD-R

EMDR ile ışık hızında duygusal iyileşme EMD-R

17 Kasım 2010 21:54
Yorum Sayısı :0  Okunma : 1115

EMDR ile ışık hızında duygusal iyileşme EMD-R

Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (Eye movement desensitization and reprocessing) Hepimizin hayatında büyüklü küçüklü bir çok tramva vardır. Tramva dendiğinde aklımıza sıklıkla deprem, sel, kaza, tecavüz, taciz gibi yaşamımız boyunca bir Ya da birkaç deneyimlenebilinicek büyük tramvalar gelmektedir. Bu büyük tramvaların kişinin hayatına olan negatif etkisi kaçınılmazdır. Ancak, genellikle göz ardı edilen ve devamlılığı olduğu için kişinin yaşamını ve geleceğini hipotek altına alan irili ufaklı tramvalar vardır.

Bu göze batmayan ancak sürekliliği olduğu için kişiye acı veren olaylar en az büyük tramvalar kadar kişinin hayatını olumsuz etkilemekte ve ileriki yaşamlarında önemli sorunlara yol açabilmektedir.Bütün insanların doğal bir iyileşme mekanizması vardır. Açılan yaralan zaman içinde vücudumuz tarafından tanınarak onarılır. Ancak bazen uygun ortam salanamaz ve yaraların iyileşmesi geçikir ve bu yaralar bünyemizde başka başka sorunlara yol açar. Örneğin elimizde küçük bir kesik olduğunu düşünelim yarayı onarmaya çalışıyoruz ancak uygun hijenik olmadığı için yara iyileşemiyor ve enfeksyon kaparak ilerliyor ve sonunda kolumuza ve diğer organlarımıza sıçrayan bir hastalığa dönüşüyor.

 İşte psikolojik yaralanmalarda aynı fiziksel yaralanmalar gibi tedavi edilmediğinde ilerliyor büyüyor ve başka başka sorunlara yol açıyor. Örneğin, babasına çok kızdığı için babasının ölmesini dileyen bir çocuğun tesadüfen aynı gün babasının öldüğünü düşünün, sonuç felaket olur, suçluluk, korku, vicdan azabı ve bunlarla büyümek zorunda olan bir çocuğun yetişkinlik hayatında değersizlik duyguları, karar vermekten çekinme, hayatan zevk alamama gibi problemler yaşaması kaçınılmazdır. Aslında hepimizin sahip olduğu doğal iyileşme mekanizması yaşamda karşılaştığımız birçok olayla başeder ama bazen yaşınılan tramvatik deneyimler zihnimizde donup kalır ve sağlıklı bir şekilde işlemlenemez. Bu tıkanıp kalan olayın üzerine daha çok bir olay yığılır ve dağ gibi yığılı bir bulaşık yığını gibi zihnimizi kirletir.


Diğer bir önemli nokta ise yaşamın erken dönemlerinden yaşanılan negatif olayların kişi tarafından hatırlanmasına rağmen zihnin o olay ile ilgili olan duygu ve düşüncelerin bastırılarak gün yüzüne çıkarılmaması Ya da tamemen o negatif anının hatırlanmaması gibi bir durumdur. Bu tip vakalarda kişinin yaşadığı problemle ilgili farkındalığı oldukça azdır. Yani geçmişte yaşadığı olayın kendinin etkilemediğini,geçmişinde kendisini rahatsız eden hiçbirşey olmadığını Ya da genel ifadelerle kötü bir geçmiş yaşadım der.Oysaki şu anki hayatında sebep veremediği korkular, kaygılar, acılar yaşamaktadır. Geçmişte yaşadığı problemin bugünkü yaşadığı problemle ilişkisi anlamakta zorluk çeker.


Ne olursa olsun kişide korku kaygı Ya da acı veren olayları çağrıştıran durumlar yaşandığında kişide benzer duygular su yüzüne çıkmata buda kaçınma davranışna sebep olmaktadır. Nedenini bilemediğimiz sebepsiz korkular ve kaygılar bu tip geçmil yaşantıların sonucunda oluşmuştur. Örneğin, hiç uçakta olumsuz bir tecrübe yaşamamıza rağmen uçakta aşırı dereceede korkmamız gibi. Neden korktuğumuzu bilmeyiz ama korkuyoruzdur. Ve bu korku herhangi bir insanın yaşadığı korkudan daha büyük ve şiddetlidir ki uçağa binmemiz engeller. Çoğunlukla kişi sebebini anlayamadığı kaygı ve korkular yaşar bu içinde bulunduğu ortamla uyuşmayan orantısız bir korku Ya da kaygıdır. Örneğin açık alanlarda korkmak kendini tehlikde hissetmek ve sırf bu yüzden sokağa çıkamamak gibi.


Problem çözülmedikçe , kişi zaman içinde korkuları yüzünden korkmaya başlar ya kaygı gelirse diye korkar ve hayat kalitesi önemli oranda düşer. Korkacağı kaygılanacağı durumlardan kaçınmaya başlar, sokağa çıkmaktan korkutupu için işine gidemez arkadaşları ve ailesi ile dışarıdaki sosyal ortamları paylaşamaz hem çevesini hem işini hem ailesini kaybedilcek duruma gelir. Bütün bunlar bile kendi başına tramvatik bir deneyim dizisi oluşturmaktadır. Yani kişi ilk tramvasının üzerine birçok tramva inşa etmiştir ve sorun işin içinden çıkılmaz bir hal almıştır.

Hiçbir sağlıklı insan birden bire psikolojik bir sorun geliştirmez kinin farkında olduğu Ya da olmadığı birçok sebebi vardır psikolojik sorunların. Malasef ki birçok insan psikolojik sorunların içinde tıkanıp kalsada kendini kötü hisedip acı içerisinde olsada kendinin çok iyi olduğunu bütün sorunlarını kendisinin Yalnız başına çözebilceğini en iyi psikoloğun insanın kendisi olduğunu idda etsede aslında kendi sorunlarına karşı farkındalığını kaybetmiş dolayısı ile iyişelme şansınıda yitirmiş olunuyor.


Sorunların kökenleri ile ilgili duygu düüşünceler çok önemlidir. Bu değerli bilgiler bilinç yüzeyinden çıksada kişiye yaşattığı duygusal etkiler devam eder. Sorunların kökenlerinin farkında olmamamak sorunun nedeninin olmadığı anlamına gelmez.


Geçmiş yaşantılarımızın hayatımızı oöyle Ya da böyle bir şekilde etkilediği aşikardır. Ancak geçmişin tutsağı olmak her zaman onun önümüze sunduğu geleceğe boyun etmek ve bunun kader olduğuna inanmak kişininn kendine yapacağıı en büyük haksızlıktır.


PEKİ GEÇMİŞİN ESARETİNDEN KURTULMAK MÜMKÜN MÜDÜR ?


EMDR ile Mümkün...
Bilindiği üzere herkezin hayatında irili ufaklı birçok tramvatik deneyim yaşanmıştır. Yaşanılan birçok psikoloijik problemin kökeninde yaşanılan olumsuz kişisel deneyimler yatmaktadır. Ancak insan beyni az önce belirttildiği gibi yaşanılan psikolojik yaraları iyileştirme eğilimdedir. Bazen durumlar değişir uygun koşullar sağlanamaz ve beyin yaşanılan psikolojik yaralanmalar karşısında gerekli olan iyileşmeyi sağlayamaz. Yani olumsuz olayın yaşanma zamanı, kişinin sosyal desteğinin olup olmadığı, ne kadar zaman sürdüğü,hatta zeka seviyesi, eğitim düzeyi gibi kişisel durumlar tramvanın şiddeti üzerinde etkilidir. Normal bir süreçte, zihnimiz olumsuz deneyiminin etkilerini zamanlar işlemler ve yeniden yapılandırır bu işlemlemenin sonucunda kişi olumsuz tecrübesini anımsada olayla ilgii rahatsızlık duymaz Ya da çok az rahatsızlık duyar. Bazen bu sağlıklı ve doğal zihinsel işleme yöntemi sekteye uğrar olaylı ilgili sahneler, duygular hisler beden duyumları, sesler zihnimiz tarafından işlemlenmez ve zihnimizde donup kalır. EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing / Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)'nin travmatik deneyimlerle ilişkili olduğu bilinen limbik sistem ve amigdalaya etki si olduğu düşünülmektedir. EMDR'nin iki yönlü uyarımı içeren terapi prosedüründe, nörobiyolojik mekanizmaları uyardığı, epizodik hatıraların harekete geçmesine katkıda bulunarak bu anıların kortikal semantik hafızaya entegre oluşunu hızlandırıldığı düşünülmektedir.Travmatik etkinin, travmatik anıların uzun zaman süresince belirli epizodik hafıza bölgelerinde sıkışması ile oluştuğu düşünülmektedir. Episodik hafızanın semantik hafıza sistemine dönüştürülememesi ve entegre edilememesinin böylece epizodik hafıza alanında depolanan hatıranın ve güçlü duygulanım etkisinin sürmesinin  travma sonrası stres bozukluklarına  yol açtığı düşünülmektedir.

Nöro Psikoloji alanında çok saygın bir isim olan Van der Bessel kolk a göre Adaptif bilgi işleme sürecinin yaşanılan negatif olayın sonucunda ne şekilde ketlendiğini açıklamada nöro-görüntüleme çalışmalarının da önemli veriler sağlamaktadır. Yapılan araştırma sonuçları, travmatik anı kişinin zihninde canlandığında, beynin sağ yarım küresinde, özellikle duygusal canlanma ile ilişkili alanlarda (limbik sistemin özellikle amigdala ile ilişkili alanlarında) aktivite düzeyinin arttığını göstermektedir. Travmatik anı hatırlandığında, sol yarım kürede bulunan ve kişisel deneyimlerin sözelleştirilmesinden sorumlu Broca alanının işlevsel olmadığı görülmektedir. Travmatik deneyimler, somatik duyumlar ve duygulanım durumları olarak depolanırken, daha önceden geçerli olan semantik veya analitik işlemleme çabaları yetersiz kalmaktadır. Travmatik anılar, sağ hemisferde ve beynin limbik alanında saklanmakta olduğundan sadece sözel iletişime dayalı psikoterapilerle yeniden işlemlemek zordur. EMDR, eksik kalan bilgi işlemleme sürecini aktive ederek travmatik anıların adaptif biçimde yeniden bütünleşmesini basitleştirmektedir.

kaynak:www.copem.net/


 






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...