ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çocuğunuzun Dinlediği Müziğe Dikkat Edin!

Çocuğunuzun Dinlediği Müziğe Dikkat Edin!

Ergenlik dönemi i kargaşasının yaşandığı kişiliğin oturmakta şekillenmekte olması sebebi ile bir çok çalkantılara gebe olan bir dönemdir. Bu dönemde aileler çocuklarının davranışlarında bir takım değişimler olduğunu görürler ve bir şekilde çocuklarıyla iletişime geçmeye çalışırlar ancak çocuğunuzla iletişime geçebilecek alanlar yaratmamız ve çocuğumuzu çok iyi tanıya bilmemiz açısından ……… oluşturmamız çok önemlidir. Bu …… iki tanesi çok önemlidir birisi arkadaş diğeri müzik çocuğumuzun dinlediği müzik çünkü yapılan araştırmalar müziğin ergenin dinlediği müziğin onun eğilimleri hakkında bir takım fikirler verdiğini bize gösteriyor dünyada uyuşturucu tüccarlarının ve kötü emelli çevrelerin en çok hedef aldıkları kitlenin 13-19 yaş arası olduğunu biliyoruz uyuşturucu bağımlılığından tutunda bir çok davranış bozuklukların da en çok yaşandığı dönemler çünkü bu dönemler duygularla daha çok hareket edilen mantığın biraz daha geri planda kaldığı dönemlerdir işte bu amaçlı yapılan araştırmalar da çok çarpıcı sonuçlar elde edilmiştir tabi ki bu sonuçlarda bence hedef alınan şey dinlenilen müzik değil müziğin kendisiyle bu çevrelerin dayattığı alt kültürdür. Mesela bir araştırmada hev metal ve metal müziğin tercih edenlerde daha çok davranış bozukluğu seksüel aktivite bozukluğu madde ve alkol kullanımı ve adli vakaların olduğu gözlenmektedir. Neticede yine başka bir araştırmada rak ve metal dinlemede intihar düşünceleri ağar bir şekilde kendine zarar verme düşünceleri depresyon suç işleme madde kullanımı ve aile sorunları arasında kuvvetli bir ilişki olduğu tesbit edilmiştir. Bu sonuçta çok dramatik davranışlardır çok daha genişletilmeye de ihtiyaç duyulan sonuçlardır Amerika da yapılan bu araştırmaların aslında Türkiye de de yapılması ve Türkiye ’ deki gençlerinde dinledikleri müzik işte ve eğlence tarzlarıyla yaşanabilecek toplumsal rahatsızlıklar ve davranışsal bozukluklar ilişki olup olmadığını mutlaka tesbir edilmektedir. Burada unsur etken müziğin kendisinden ziyade müziğin algılanma şeklidir. Ve o müziği yaşayan o müziği lanse eden kişilerin beraberinde dayattıkları alt kültür davranış modeli ve düşünme biçimidir. Ergenlik dönemindeki gençler de bir erişkin insandaki gibi bir soyut düşünebilme muhakeme edebilme yeteneği tam olarak gelişmiş değildir. Duyguları muhakeme yeteneğini ister istemez gücünü zayıflatmaktadır. O yüzden böyle durumlarda anne babaların çocuklarının dinledikleri müziği bilmeleri ilgilenmeleri hatta yeri geldiği zaman onlarla konuşmaları gerekir eğer dinledikleri müzikle birlikte edindikleri arkadaşlarının profili bizi rahatsız ediyorsa bu konuda mutlaka bir şeyler yapmak gerekir. Gelen danışanlarımızdan da görüyoruz müziğin azımsanmayacak derecede bazı duyguları harekete geçirmek için kullanan bir çok gençle karşılaşıyoruz işte şu müziği dinlediğim zaman kendimi çok güçlü hissediyorum kavga çıkartmak istiyorum bağırmak istiyorum yerimde duramıyorum bir takım ifadelerle karşılaşıyoruz bu bize olayın basit bir müzikal olayı olmadığını bir toplumsal olğu haline geldiğini düşündürüyor. Çocuklarımızın müziğine yabancı kalmak yerine müziğini tanımaya çalışmalı bu sayede onlara ulaşmayı çalışmalıyız. Aksi takdirde bildiğiniz gibi bir çok çığırından çıktıktan sonra anne babaların haberi olmaktadır. Özellikle çocukluk çağından itibaren çocuğumuza bir müzikal anlayış vermenizin hatta 5 yaşında bir müzik eğitimine başlatılıp çocuğun müzikal anlayışının geliştirilmesinin çok önemi vardır eğer o yaşlarda biz çocuğa gerekli müzikal algıyı ve anlayışı kazandıramasak ergenlik döneminde çocuğun zaten müzikal duygusu değişmiş oluyor ondan sonra anne babaların müdahale etmesinin dönüştürücü bir takım etkilerde bulunmalarının faydası olmuyor çünkü problemler artık kendini gösteriyor çocukluk çağanda çocuklarımızın ileride müzikle çok haşır neşir olacağını düşünerekten müzikal anlayışlarını geliştirecek eğitimden geçirmek gerekiyor.





www.mersinterapi.com


31 Mart 2011 12:01
Yorum Sayısı :0  Okunma : 901

Çocuğunuzun Dinlediği Müziğe Dikkat Edin!

Ergenlik dönemi i kargaşasının yaşandığı kişiliğin oturmakta şekillenmekte olması sebebi ile bir çok çalkantılara gebe olan bir dönemdir. Bu dönemde aileler çocuklarının davranışlarında bir takım değişimler olduğunu görürler ve bir şekilde çocuklarıyla iletişime geçmeye çalışırlar ancak çocuğunuzla iletişime geçebilecek alanlar yaratmamız ve çocuğumuzu çok iyi tanıya bilmemiz açısından ………  oluşturmamız çok önemlidir. Bu …… iki tanesi çok önemlidir birisi arkadaş diğeri müzik çocuğumuzun dinlediği müzik çünkü yapılan araştırmalar müziğin ergenin dinlediği müziğin onun eğilimleri hakkında bir takım fikirler verdiğini bize gösteriyor dünyada uyuşturucu tüccarlarının ve kötü emelli çevrelerin en çok hedef aldıkları kitlenin 13-19 yaş arası olduğunu biliyoruz uyuşturucu bağımlılığından tutunda bir çok davranış bozuklukların da en çok yaşandığı dönemler çünkü bu dönemler duygularla daha çok hareket edilen mantığın biraz daha geri planda kaldığı dönemlerdir işte bu amaçlı yapılan araştırmalar da çok çarpıcı sonuçlar elde edilmiştir tabi ki bu sonuçlarda bence hedef alınan şey dinlenilen müzik değil müziğin kendisiyle bu çevrelerin dayattığı alt kültürdür. Mesela bir araştırmada hev metal ve metal müziğin tercih edenlerde daha çok davranış bozukluğu seksüel aktivite bozukluğu madde ve alkol kullanımı ve adli vakaların olduğu gözlenmektedir. Neticede yine başka bir araştırmada rak ve metal dinlemede intihar düşünceleri ağar bir şekilde kendine zarar verme düşünceleri depresyon suç işleme madde kullanımı ve aile sorunları arasında kuvvetli bir ilişki olduğu tesbit edilmiştir. Bu sonuçta çok dramatik davranışlardır çok daha genişletilmeye de ihtiyaç duyulan sonuçlardır Amerika da yapılan bu araştırmaların aslında Türkiye de de yapılması ve Türkiye ’ deki gençlerinde dinledikleri müzik işte ve eğlence tarzlarıyla yaşanabilecek toplumsal rahatsızlıklar ve davranışsal bozukluklar ilişki olup olmadığını mutlaka tesbir edilmektedir. Burada unsur etken müziğin kendisinden ziyade müziğin algılanma şeklidir. Ve o müziği yaşayan o müziği lanse eden kişilerin beraberinde dayattıkları alt kültür davranış modeli ve düşünme biçimidir. Ergenlik dönemindeki gençler de bir erişkin insandaki gibi bir soyut düşünebilme muhakeme edebilme yeteneği tam olarak gelişmiş değildir. Duyguları muhakeme yeteneğini ister istemez gücünü zayıflatmaktadır. O yüzden böyle durumlarda anne babaların çocuklarının dinledikleri müziği bilmeleri ilgilenmeleri hatta yeri geldiği zaman onlarla konuşmaları gerekir eğer dinledikleri müzikle birlikte edindikleri arkadaşlarının profili bizi rahatsız ediyorsa bu konuda mutlaka bir şeyler yapmak gerekir. Gelen danışanlarımızdan da görüyoruz müziğin azımsanmayacak derecede bazı duyguları harekete geçirmek için kullanan bir  çok gençle karşılaşıyoruz işte şu müziği dinlediğim zaman kendimi çok güçlü hissediyorum kavga çıkartmak istiyorum bağırmak istiyorum yerimde duramıyorum bir takım ifadelerle karşılaşıyoruz bu bize olayın basit bir müzikal olayı olmadığını bir toplumsal olğu haline geldiğini düşündürüyor. Çocuklarımızın müziğine yabancı kalmak  yerine müziğini tanımaya çalışmalı bu sayede onlara ulaşmayı çalışmalıyız. Aksi takdirde bildiğiniz gibi bir çok çığırından çıktıktan sonra anne babaların haberi olmaktadır. Özellikle çocukluk çağından itibaren çocuğumuza bir müzikal anlayış vermenizin hatta 5 yaşında bir müzik eğitimine başlatılıp çocuğun müzikal anlayışının geliştirilmesinin çok önemi vardır eğer o yaşlarda biz çocuğa gerekli müzikal algıyı ve anlayışı kazandıramasak ergenlik döneminde çocuğun zaten müzikal duygusu değişmiş oluyor ondan sonra anne babaların müdahale etmesinin dönüştürücü bir takım etkilerde bulunmalarının faydası olmuyor çünkü problemler artık kendini gösteriyor çocukluk çağanda çocuklarımızın ileride müzikle çok haşır neşir olacağını düşünerekten müzikal anlayışlarını geliştirecek eğitimden geçirmek gerekiyor.

 

 

www.mersinterapi.com






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...