BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU VE TEDAVİSİ
BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU VE TEDAVİSİ
BKB olan hastaların çoğunda gözlemlenen duygusal olarak sert ve değişken mizaç hemen göze çarpan bir durumdur. Varsayılan mizaç, gelişen bozukluk için biyolojik yatkınlık sağlayabilir. Bu rahatsızlıkta bayan oranı oldukça fazladır. Bu oran neredeyse %75′dir. Burada cinsiyet ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu söyleye biliriz. Özellikle kızların öfkelerini göstermelerine izin verilmez, boyun eğici olması beklenir. Erkeklerde bu durum daha farklıdır, boyun eğitici olmaktansa hükmedici olmak yada kendilerine karşı olmaktansa başkalarına karşı harekete geçme eğilimindedirler. Bunun için temeldeki modlar ve şemalar aynı olsada bu durum erkeklerde narsisistik veya anti sosyal kişilik bozukluklarına daha yatkın olduklarını gösterir.
Çevresel faktörler,
1. Aile Ortamı Güvensiz ve İstikrarsızdır,
Güven eksikliği neredeyse daima istismar ve terk edilmeden meydana gelir. Borderline kişilik bozukluğu olan hastaların çoğunluğu, çocukken fiziksel, cinsel yada sözel istismar yaşamışlardır. Eğer hastada gerçek bir istismar yoksa o zaman öfke patlaması yada şiddet tehdidi vardır yada hastalar diğer aile üyelerinden birisinin istismar edildiğini görmüştür. Ayrıca çocuk çoğunlukla terk edilmiştir. Bir bakıcı olmadan uzun süre yalnız kalmış yada istismarcı bir bakıcıya bırakılmıştır. Çocuğun birincil bakıcısı aşırı değişken tavırlı yada madde bağımlısı olan bir ebeveynde olduğu gibi güvenilmez yada tutarsız olabilir. Güvenlik duygusu yerine ebeveyne bağlılık genelde istikrarsız ve korkutucu hissettirir.
2. Aile Ortamı Yoksundur;
Ebeveyn ilgisi fiziksel sıcaklık, empati, duygusal yakınlık ve destek, rehberlik, koruma genellikle yoktur yada eksiktir. Özellikle birincil bakıcının empatiden yoksun yaklaşımı, çocuğa kendisini yalnız hissettirir.
3. Aile Ortamı Sert Bir Şekilde Cezalandırıcı ve Reddedicidir;
BKB olan hastalar onları kabul eden, affedici ve onlara yönelik sevgi gösteren ailelerde büyümezler. Bunun yerine eleştirel, onları reddeden, yanlış yaptıklarında sertçe cezalandıran ve affetmeyen ailelerde büyürler. Cezalandırıcılık aşırıdır; çocukken onlar sadece yaramazlık yapan normal çocuklar değilmiş gibi bu kişiler kendilerini değersiz, fena, kötü ve kirli hissederler.
4. Aile Ortamı Boyun Eğicidir;
Aile ortamı çocuğun ihtiyaç ve duygularını bastırır. Çocuğun aldığı mesaj aşağı yukarı şöyledir. “hissettiğini gösterme, acıdığında ağlama, biri yanlış bir şey yaptığında öfkelenme, bir şey istediğinde söyleme, incinebilir yada gerçek olma, sadece bizim senden istediğimiz gibi ol!” çocuğun duygusal yönü tarafından ifade edilenler özellikle üzüntü ve öfke ebeveynleri öfkelendirir cezalandırma yada geri çekilme davranışları gösterirler.
-
Tedavide Yapılması Gerekenler,
Kişide var olan modlarla çalışılması gerekir. Genelde bu modlar arası değişim çok hızlı olabilir. Ve bu modların bir çocu çocukken içimizde oluşurlar. Oluştukları halde kalırlar biz ne kadar büyüsekte onlar eski davranışlarını ve acılarını yaşama eğilimindedirler.
Bu modlar;
1. Terk edilen çocuk modu,
2. Öfkeli ve dürtüsel davranan modu,
3. Cezalandırıcı modu,
4. Kendi duygularından kopan modu, (Kopuk Korungan)
5. Sağlıklı erişkin modu,
Yapılacak terapi sürecinde sağlıklı erişkin modunun güçlendirilmesi ve yönetimin bu modda olması önemlidir. Yetişkin modu daha sonra şu görevleri üstlenmesi sağlanır,
1. Terkedilen çocuk modunu korumak ve empati kurmak,
2. Cezanladırıcı tarafımıza karşı adeta bir savaş açmak,
3. Duygularını ve ihtiyaçlarını uygun bir şekilde ifade etmesi için, öfkeli ve dürtüsel davranan tarafına sınırlar koymak,
4. Endişelerini gidermek kopuk moddan uzaklaşmasını onun yerine sağlıklı erişkin modu kullanmasını sağlamak,
Borderline Kişilik Bozukluğu ve tedavisi
Duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusu...
Nedir?
Borderline kişilik genelde çocuklukta yaşanılan önemli bir kayıp, anne-baba ile olan bağın dengesiz olması, travma, kötü muamele yada duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadır. Oldukça yaygın görülen bir hastalıktır, toplumun yüzde 2 yada 3 ünün sahip olduğu tahmin edilmektedir.
Eğer Borderline Kişilik Bozukluğunuz varsa, sürekli olarak terkedilme duygusunun yarattığı panik ile mücadele ediyorsunuz demektir. Genel olarak davranışlarınız değişken ve ani hareketlerden oluşur. Duygularınız sürekli değişir, insanlarla olan ilişkileriniz ise yoğun ve fırtınalıdır.
Büyük ihtimalle, değer verdiğiniz insanlara tutunmak için çılgınca bir çaba sarfederken bir yandan da kaybetme korkusundan kaçınmak için önemsizleştirmeye çalışırsınız. Yalnızlık duygularını uzaklaştırmak için çevrenizi insanlar ile doldurursunuz, hatta sevmediğiniz yada anlaşamadığınız insanları bile kabul edersiniz. İnsanlar ile olan ilişkilerinizde strese yol açan olaylar, örneğin maddi zorluklar, ilişkide yaşanan problemler vs genelde hastalığı daha da kötüleştirir.
Borderline kişiliğe sahip kişilerin kendine güven duyguları çok kırılgan olduğu için insanlar tarafından kabul edilmeye yada reddedilmeye karşı aşırı derecede hassastırlar. Eğer bu hastalığa sahipseniz, bir ilişkiniz olsa bile kendinizi dışlanmış ve yalnız hissedersiniz. Olası bir kayıp, ayrılık yada terkedilme ihtimali karşısında kendinizi tehdit altında hissederseniz ve genelde hiddet, aşırı öfke, aşağılama yada sözlü saldırılar ile tepki verirsiniz. Borderline kişiliğe sahip insanların duygularını kontrol etmekte zorlandıkları yaygın olarak bilinmektedir. Ayrıca bazı durumlarda yalnızlık ve terkedilmişlik duygularından kurtulmak için alkol, uyuşturucu, yeme bozuklukları, kendine zarar vermek yada intihara teşebbüs etmek gibi davranışlar görülebilir
Belirtiler
1.İdealleştirme ile aşağılama arasında sürekli değişen bir ilişki
2.Tehlikeli boyutlarda kendine güven eksikliği ve dengesizlik
3.Ruh halinde sürekli ve büyük değişimler.
4.Aşırı ve yoğun öfke
5.Kızgın ve saldırgan patlamalar
6.Ayrılıkta yada kayıp anında panik duygusu
7.Sürekli olarak kendini boş hissetme.
Tedavi
Kişilik hastalıklarının erken yaşlarda gelişiyor olması ve insanların kendilerini bu hastalık ile tanımlıyor olması tedavinin çözümünü zorlaştırmaktadır. Tedavinin başarılı olabilmesi için kişinin kökleşmiş davranış şekline, yaklaşımlarına, bakış açılarına, ilişki yapılarına ve kapasitelerine değinilmesi gerekir. Genelde kişilik problemleri psikoterapi ile çözümlenebilmesine rağmen, uzun zaman içinde yerleşmiş olan bu duygu, düşünce ve davranış alışkanlıklarını değiştirmek yoğun ve sürekli tekrarlanan bir tedavi ve öğrenme süreci gerektirir.
Örneğin, uzun vadeli psikoterapi Borderline kişiliği olanlar için oldukça etkili olabilir. Fakat ilişkilerde yaşadıkları problemleri düşünürsek, terapi sürecinin oldukça değişken olduğunu ve sabit bir iyileşme eğrisi çizmediklerini belirtmek gerekir. Terapi sırasında devamlı değişen duygulara, aşırı ilgi ihtiyacına ve sürekli tekrarlanan krizlere terapistin dayanması gerekir. Her şey yolunda gitse ve terapist her şeyi doğru yapsa bile, Borderline kişilik bir süre sonra terapiyi ve terapisti aşağılamaya başlayacak ve kızgınlıkla aniden tedaviyi sonlandıracaktır. Bir kaç ay sonra yeniden terapiye dönmesi ile aynı süreçler yeniden yaşanacak ve bu şartlar altında tedavi en azından 2-5 yıl arasında sürecektir.
Bazı zamanlar, özellikle kriz anlarında kişi intihar teşebüssünde bulunabilir. Bu durumda hastanın kısa bir süreliğine hastaneye yatırılması gerekebilir. Eğer kişinin hastalığı ilerlerse ve evde ihtiyacı olan bakım ve ortam sağlanamıyorsa, daha uzun süreli olarak hastanede kalması istenebilir.
Araştırmalar bazı kişilik sorunlarının kişide devam ettiğini ama bazılarının yok olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre hayat tecrübeleri ile birlikte hasta karakterinin temel özelliklerini değiştirmeyi öğreniyor. Tedavi uygulandığı zaman ise hastalığın gelişmesi hızlanıyor. Özellikle kişi tedaviye gönüllü olarak geliyorsa, iyileşmek için çaba sarfediyorsa ve problemlerinin sorumluluğunu üstleniyorsa hastalığın iyileşmesi daha hızlı oluyor. Ama diğer tarafta kişi sorunlarının başkalarından yada çevresinden kaynaklandığına inanıyorsa, sorumluluğunu üstlenmeyi reddediyorsa ve problemlerini çözemeyecek kadar güçsüz ve zayıf olduğunu iddia ediyorsa iyileşme süreci biraz daha uzun zaman alıyor.
|



















