ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hareket et!

Hareket et!

02 Ekim 2011 17:28
Yorum Sayısı :0  Okunma : 442

Hareket et!

       

Ruhsal hastalıkların ve sorunların tedavisinde uygulanan psikoterapilerde çoğunlukla zihinsel ve duygusal teknikler kullanılmaktadır. Çünkü zihinde bir problem vardır ve onun iyileştirilmesi gerekir. Bu yanlış olmamakla birlikte eksik bir yaklaşımdır çünkü son dönem araştırmaları beden ve zihnin birbirine bağlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle birindeki değişimin mutlaka diğerini de etkilediği bilinmektedir. Dolayısıyla bedensel zindeliğimizi sağlayacak herhangi bir girişim ruhumuza da iyi gelecek, kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayacaktır. Buna rağmen günlük bedensel aktivite ve hareketin ruh sağlığı açısından hafife alındığı ve hak ettiği önemi görmediği gözlemlenmektedir.har

Oysa ki bedenimiz hareketsizleştikçe zihnimiz de hareketsizleşir. Buradaki hareketsizlik ifadesini mecazi değil gerçek anlamında kullanıyorum. Yani bedenimiz hareket etmedikçe zihnimiz de hareketsizleşip tek bir noktaya takılır kalır. Yerinde sayar. Bir tek konu üzerine dakikalarca, saatlerce hatta günlerce düşünür dururuz. Bu durum da bizi gittikçe karamsar bir ruh haline sokar. Karamsarlık umutsuzluğu çağırır ve eyleme geçme motivasyonumuzu iyice kaybederiz. İşte size bir kısır döngü....

Teknolojik gelişmeyle birlikte bedensel güç gerektiren işler azaldı, çoğu çalışan masa başında, oturarak, sabahtan akşama kadar bilgisayar başında geçiriyor gününü. Bunun dışında kalan kısıtlı zamanlarda ise dinlenme ve ev içi faaliyetlerle geçiyor. Tüm bunlar bedenimizi iyice hareketsizleştiriyor. Zamansızlıktan ya da diğer bahanelerle ertelediklerimiz de işin içine girince sadece zamanın akışını izleyen izleyicilere dönüyoruz. “Canım istemiyor” sık işitilen bahaneler arasında. Spor yapmak, yürüyüşe çıkmak gibi öneriler genellikle bu cevapla karşılanıyor. Aslında yapmadan önce istekli olmayı beklemek en sık düştüğümüz tuzaklardan biri. Çoğu insan yürümek, koşmak, bisiklete binmek, yüzmek, dans etmek için canının istemesini bekliyor. Ama Doç. Dr. Hakan Türkçapar’ın da söylediği gibi “istek eylemi takip edebilir”. Yani önce çıkın, yapın, hareket edin sonrasında istemeye ve keyif alamaya başlayacaksınız. Barbara Baron da benzer şekilde “Hareket etmek için hislerinizin değişmesini beklemeyin. Harekete geçin ki hisleriniz değişsin" şeklinde özetliyor bu durumu.

Üstelik hareket etmek ruh sağlığımızı sandığımızdan da hızlı bir şekilde etkiliyor. Hareket etmek beyindeki endorfin denilen hormonun salgısını arttırıyor. Endorfin beyin tarafından üretilen bir çeşit morfindir, dolayısıyla ona “doğal morfin” diyebiliriz. Morfin bilindiği gibi en güçlü ağrı kesici ve yatıştırıcı maddedir. Yani hareket ettiğinizde endorfin salgınız artarak sizi gevşetir ve rahatlatır. Endorfin salgısını en çok arttıran etkinlik ise spor (güçlü fiziksel egzersiz) yapmaktır. Sporla endorfin salgısı daha da yoğunlaşır ve kendinizi hem enerjik, dinamik hem de morfin almışçasına rahatlamış ve sakin hissedersiniz.

Son olarak hareket etmenin önemini görmek için çocuklara bakabiliriz. Hatta yakınınızda bir ilkokul varsa, mutlaka gidin ve okul bahçesini 1. sınıf öğrencilerinin teneffüs aralarında izleyin. Bahçede koşuşturan bir sürü atom karınca göreceksiniz. Onları izlediğinizde aklınıza gelecek ilk kelimeyi tahmin edebiliyorum: Enerji… Bir atomun içindeki elektronlar gibi oradan oraya koştururlar, hem de sebepsiz yere ve de neşeli. Bir dakika önce ağlarken bir dakika sonra nasıl da kolay yatışıp kahkaha attıklarını görebilirsiniz... Çünkü zihinleri de en az bedenleri kadar hareketlidir, tek bir noktada takılıp kalmaz. Hayat çocuklar için daha akıcıdır. Bir de yetişkinleri düşünelim. Bizim eğlence aktivitelerimiz bile pasif, az hareket gerektiren türden. Film izlemek, dizi seyretmek, sohbet etmek….Büyüdükçe zihnimizi daha fazla kullanmamızdan ya da zihinsel faaliyetlerden daha çok keyif almaktan belki de… Evet zihinsel faaliyetler gerekli ve tatmin edicidir ancak fiziksel faaliyetin önemsenmemesi bize sadece ruhsal ve bedensel hastalık getirmektedir.

gfxf İsteğin eyleminizden sonra da gelişebileceğini unutmayın ve harekete geçin. Düzenli egzersiz, yürüyüş, dans ya da başka bir şey….Bedeninizi kullandığınız, bedeninizle deneyimleyeceğiniz yeni bir alışkanlık katın hayatınıza. Hem fiziksel hem psikolojik etkilerini yaşadıkça hayatınızdaki önemli bir eksikliğin tamamlandığını hissedeceksiniz. Daha çok eğlenecek, kendinizi daha iyi, daha sağlıklı ya da daha yetenekli bulacaksınız. Daha gevşemiş olacak, iradenizi güçlendireceksiniz. Kendinize zaman ayırmanın mutluluğunu yaşayacak, öfke ya da stresin yarattığı enerjiyi sağlıklı şekilde dışa vurabileceksiniz.

web tasarım






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...