ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şizofreni nasıl tedavi ediliyor?

Şizofreni nasıl tedavi ediliyor?

28 Temmuz 2009 02:12
Yorum Sayısı :0  Okunma : 744

Şizofreni nasıl tedavi ediliyor?


İlk aşama, hekim danışmanlığında uzun süre düzenli olarak sürdürülmesi gereken ilaç tedavisidir.

Şizofrenide ilaç tedavisi tek çare mi?
Hayır. Şizofreni rahatsızlığının tedavisinde ilaç tedavisi mutlaka gerekiyor. Fakat diğer tedavi yöntemlerinin uygulanmasında yarar vardır.

Şizofreni tamamen iyileşir mi?
Şizofreni tanısıyla tedavi olan kişilerin beşte birinde zaman içinde belirtilerin tamamen ortadan kaybolduğu saptandı. Ancak bu düzelme, rahatsızlık öncesi işlevsellik düzeyine, yani en başa dönmeyi çoğu zaman sağlayamıyor.

Evlilik şizofreniyi iyileştirir mi?
Evliliğin şizofreniyi iyileştireceği kanısı, toplumda sık rastlanan yanlış bir düşüncedir. Şizofreni bazı yeteneklerde gerilemeye, faaliyetlerin başlatılmasında ve sürdürülmesinde zorluklara neden olduğundan, evlilikte özellikle çocuk yetiştirilmesi üzerine olumsuz tesir edebiliyor.

Hocalara okutmak, kurşun döktürmek iyileştirir mi?
Herkesin inançları doğrultusunda derdine çare araması doğaldır. Ancak şizofreni, üzerinde hekimlerin yıllardır uğraş verdiği tıbbi tedavi imkanları hızla çoğalan bir rahatsızlıktır. Çareyi hocalarda aramak sadece zaman kaybına yol açar.

Günümüzde tedavi hakkındaki eksik ve yanlış bilgiler şizofrenisi olan kişiyi ve yakınlarını akıldışı bazı tedavi yollarına sürükleyebiliyor. Hocalar, üfürükçüler, cin çıkarıcılar, medyumlar, biyo - enerji ve elektromanyetik dalgalarla tedavi yaptıklarını iddia edenler, kocakarı ilaçları kullananlar vb., şifa dağıtıcısı olarak sık başvurulan kişilerdir. Özellikle ülkemizde şizofreni tedavisi görenlerin geçmişlerinde yukarıda değinilen 'yardım arama' yollarından birine çoğunlukla rastlanıyor. Bu yollar hemen her zaman kişinin asıl tedaviye ulaşmasını geciktirerek rahatsızlığın kalıcı bir hale gelmesinde rol oynuyor. Şizofreni tedavisinde beklentileri gerçekçi bir düzeyde tutarak, güvenilir bir hekim ya da tedavi ekibiyle sürekli ilişki halinde olmak gerekiyor.

Şizofreni toplumsal yaşama nasıl yansıyor?
Şizofreni toplumdan uzaklaşmaya, yalnız başına bir yaşama yol açabileceği gibi, bazıları rahatsızlıklarına rağmen toplumsal ilişkilerini bir ölçüde koruyabiliyor, mesleklerini sürdürebiliyorlar.

Rahatsızlığı olanların yakınları utanç ya da suçluluk duyguları yaşayabiliyorlar. Rahatsızlığın oluşumunda kendilerinin geçmişte yapmış olduklarına inandıkları yanlışlıkların payı olduğunu düşünebiliyor ya da rahatsızlığın çevrelerinde yarattığı etkilere bağlı olarak utanç duygularına kapılabiliyorlar. Aile, şizofreniye kendisinin neden olduğuna inanırsa, şizofrenisi olan ferdini gizlemeye, komşularından yakın çevresinden saklamaya çalışıyor. Rahatsızlığı yaşayan insanların bunu hissettiği noktada ailelerine karşı öfke duymaları ve giderek daha fazla içe kapanmaları söz konusudur.

Peki, ne yapmak gerekiyor?
Şizofreninin bir suç ya da ceza değildir. Biyolojik yönleri ağır basan kişinin yeteneklerinde kısmen kısıtlamalara yol açabilen bir rahatsızlık olduğunun, öncelikle kabul edilmesi gerekiyor. Bu da şizofrenisi olan kişi üzerindeki beklenti yükünün aile baskısının azalmasında olumlu rol oynuyor.

Ailenin tavrı nasıl olmalı?
Açık ve net bir ilişki kurmak gerekiyor. Genelde şizofrenisi olan kişilerle en iyi geçinenlerin, onlara en doğal davrananlar olduğu biliniyor. Aynı anda birden fazla istekte bulunmadan, düşüncelerini değiştirmek için onları ikna etmeye çalışmadan, ailece topluca yapılan yemek yeme, misafir ağırlama, televizyon izleme gibi faaliyetlere sürekli olarak katılmaya zorlamadan, yalnız kalma ya da odalarına çekilme isteklerine duygusal mesafelerine saygı duyarak davranmak gerekiyor.

Ailenin davranışları tedaviyi etkiliyor mu?
Evet, kesinlikle. Aile ortamında her yaptıklarına karışılan, sürekli öfke dolu davranışlara, eleştirilere maruz bırakılan insanların, ilaçlarını düzenli olarak kullansalar bile, yeniden rahatsızlandıkları görülüyor. Bu nedenle tedavide ailenin bilgilendirilmesi büyük önem taşıyor.

Şizofrenide psiko-sosyal tedavi ne anlama gelir?

Şizofrenide ilaç tedavisi dışında kalan diğer tedavi yöntemlerini tanımlamak için "psiko-sosyal tedaviler" terimi kullanılır. Psiko-sosyal tedaviler, düzenli ilaç kullanmakta olan ve rahatsızlığın alevlenme döneminde bulunmayanlar için geçerlidir.

Şizofrenisi olan kişi düşünce sisteminde ortaya çıkan gerçek dışı, benliğe yabancı değişikliklerin etkisinde yoğun bir bunaltı yaşar. Yaşadığı bunaltı nedeniyle kişiler arası ilişki kurmayı sağlayan basit işlevleri bile yerine getiremeyebilir. İnsanlara güveninin kaybolmasıyla birlikte kendi dünyasına çekilmeye, ilişkilerini en aza indirmeye başlar. Bu farklılaşma aile ilişkileri, kişiler arası ilişkiler, okul, iş ve sosyal uyum üzerine olumsuz bir şekilde yansır.

Hem rahatsızlığı olan kişinin iç dünyasındaki karışıklığı düzeltecek hem de toplum içindeki yalnızlığını ortadan kaldıracak, yitirmekte olduğu yetenek ve becerilerini ona yeniden kazandıracak, bozulmuş iletişimi yeniden kurabilmesine olanak verecek tedavi yaklaşımlarının devreye girmesi gerekli olmaktadır. Bu nedenle şizofreni tedavisinin önemli bir bölümünü psiko-sosyal yaklaşımlar ve rehabilitasyon hizmetleri oluşturmaktadır. 

Rehabilitasyonun iki temel amacı:

1. İş görme becerisindeki azalmanın giderilmesine yönelik eğitim vermek ve deneyimleri arttırmak,

2. Toplumsal ilişkilerle ilgili elverişsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik çevresel destek sistemlerini arttırıcı olanaklar geliştirmektir.

Rehabilitasyon programları ve servisleri; mesleki rehabilitasyon servisleri, tedavi evleri ve psiko-sosyal rehabilitasyon merkezlerini içermektedir.

Şizofrenisi olan kişinin yaşamını etkileyen en önemli sorunlardan biri işsizlik, çalışmama durumudur. Bu nedenle mesleki rehabilitasyon şizofreninin rehabilitasyonundaki en temel yaklaşım noktalarından biri olmaktadır. Bu programlar hastanelerdeki çalışma alanlarında, işe odaklanmış ve mesleki yetileri geliştiren ya da yitimi azaltan bir içerikle gelişmektedir. Psiko-sosyal rehabilitasyonun gerçekleştirildiği en temel uygulama ise gündüz hastanesi uygulamalarıdır. Şizofrenisi olan kişinin mesaiye gider gibi gittiği bu ortamdan bireysel ve grup halinde uygulanan psikoterapilerin başında da daha yaygın biçimde psiko-sosyal rehabilitasyona yönelik programlar uygulanmaktadır. Bireyler gün boyunca sorumluluk alarak çay ocağı, büfe gibi küçük çaplı işletmeleri çalıştırma, bütçe yapma, bankaya gitme gibi bazı işleri yürütmek, bazı kurslar ve eğitim programlarına devam etmek, yeni durumlarına uygun bir takım işleri öğrenmek ve becerilerini geliştirmeye yönelik uğraşı terapisini sürdürmek gibi etkinliklerde bulunmaktadırlar

Kişilerin yeniden hastaneye yatmalarını önlemeye yönelik girişimler de rehabilitasyonun kapsamındadır. Şizofrenisi olan kişinin mahallesinde, iş yerinde, yaşamını sürdürmekte olduğu bütün alanlarda temel yaşam gereksinmelerini karşılamaya, sorunlarını çözebilme ve rahatsızlığıyla başa çıkma becerilerini geliştirebilmeye, toplumsal destek sistemlerini devreye sokabilmeye yönelik uğraşlar söz konusudur. Rehabilitasyon programlarının uygulanması daima bir ekip çalışmasını gerektirir. Şizofrenisi olan kişiler bu ekibin en vazgeçilmez parçasıdırlar.






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...