ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AFF EDEBİLMEK EN BÜYÜK ERDEMDİR

AFF EDEBİLMEK EN BÜYÜK ERDEMDİR

13 Ağustos 2009 00:27
Yorum Sayısı :0  Okunma : 354

AFF EDEBİLMEK EN BÜYÜK ERDEMDİR

 

Aff etmek ve farklı bakış açısı edinebilmek her türlü sorunun çözümüdür aslında. Bizler hayatımız boyunca o kadar çok geçmişe takılırız ki zamanımızı sadece boşa harcamak ile kalmaz aynı zamanda canımızı tekrar tekrar acıtabiliyoruz. Bundan kurtulabilmenin yolu aff edebilmek ve bakış açımızı değiştirebilmekten geçiyor.

Aslında as olan gerçek zamandır. O da şimdiki içinde olduğumuz andır.Ne geçmiş nede gelecek zaman sanaldan öte değildir.Bu yüzden sadece ve bugünü yaşamalı yaşatmalı ve fark etmeliyiz. Geri sanal zamanların üzerinde hiçbir etkimiz olmayabiliyor.

Aff etmek üzerine size bir öykü aktarmak istiyorum.

 

 

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?"



Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin." Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler , bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:



"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun. " Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur.

Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:



"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde, hep yanınızda olacaklar."



Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:



"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık." "Hem sıkıldık, hem yorulduk?"



Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz.

Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir

Kendinizi aff edebilmeniz dileğiyle…

 

Sevgi ile kalınız…

 

Abdullah TOPAL

 






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...