ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mutluluk ve Başarıya Ulaşma Yolunda Kendini Baltalamaktan Kurtulmak

Mutluluk ve Başarıya Ulaşma Yolunda Kendini Baltalamaktan Kurtulmak

13 Ağustos 2009 01:24
Yorum Sayısı :0  Okunma : 389

Mutluluk ve Başarıya Ulaşma Yolunda Kendini Baltalamaktan Kurtulmak

Bazen başarı yolunda kendinize engel olduğunuzu hiç fark ettiniz mi? Bazen neden ve nasıl olduğunu bilmeden kendi başarımızı ve gelişimimizi baltalarız. Bazılarımız bunu farkında olmadan yaparız. Bugün kendini baltalama düşüncesinden bahsetmek istiyorum.

Bu konuda Kevin Hogan ve John Grinder’in çalışmalarından yola çıkalım. John NLP’yi yaratan ve geliştirenlerden biri. John “ilk-öncelik-değişimi” ve “ikinci-öncelik-değişimi” adını verdiği şeylerin farklılığına dikkati çekiyor. İlk-öncelik-değişimi bugünkü konumuzla pek alakalı değil.

İkinci-öncelik-değişimleri, birçok insanın kendini baltalama olarak bahsettiği yerdir. Kendini baltalamanın bazı örnekleri:

Önemli bir iş görüşmesinden önce sabah dörde kadar parti yapmak

Sağlıklı, zinde olmak için hedef belirleme ile her akşam cips ve çikolata yemek

Sağlıksız, mutsuz bir ilişkiyi bitirmeye karar vermek ve bunu yapmamak

Bir kişinin davranışları, istediklerini söyledikleri şeylerle paralel olmadığında üç ihtimal vardır:

Birincisi,

onu gerçekten istemiyor olabilirler, belki de onun getirilerinden tatmin olmamışlardır.

İkincisi,

onu gerçekten istiyor olabilirler, fakat şu anki durumdan sonra kaybolacak gizli faydalar vardır (örneğin akşamüstü evde sıkılan biri çikolata yiyerek kısa süreli güzel duygular yaşayabilir).

Üçüncü

olasılık da onu gerçekten istiyorlardır, fakat mümkün olmadığına veya kendileri için uygun olmadığına inanıyorlardır.

NEDEN’in gücü?

“Neden?” sorusu, insan zihnini probleme odakladığı için NLP, Hipnoz ve kişisel gelişim alanında pek sevilmez. Oysa bu soru kalıbı, bir kişinin bir şeyi yapması için motivasyon oluşturmakta faydalı bir şekilde kullanılabilir. Tabii kişinin ne istediğini bildiğine dair net bir fikri olduğunu varsayarak…

İstediğinizi düşündüğünüz bir şey hakkında, bir fikriniz olduğunda kendinize sorun “ben bunu neden istiyorum? Bana ne getirecek? Benim için ne yapacak?” Arzu ettiğiniz değişikliğin faydalarını belirleyin. Onları ne kadar istiyorsunuz? Çabanıza değer mi? Benim bununla ilgili deneyimim oldukça açık: ben gerçekten inandığım bir şey için çaba harcarım. Şimdi bu basit prosedürü takip ederek deneyimi roketleyebilirsiniz:

Önceden söylediğim gibi, gelecekteki o durumda, yaptığınız değişikliklerin faydalarının keyfini çıkardığınızı hayal edin. O sonuca ulaştığınızda ne görecekseniz görün, ne hissedeceksiniz hissedin, ne işitecekseniz duyun (sigarayı bırakma, ideal kiloya ulaşmışlık). Renkleri canlandırın ve gerçekten o deneyimi olması gerektiği gibi zihninizde yaşayın.

Sonra kendinizi bu deneyimden ayırın ve dışarı bir adım atıp gelecekteki resminize bakıp kendinizi değişikliklerin faydalarından keyif alırken görün. Ayrıca resmi büyük, dolgun ve aydınlık yapın.

Eğer bu noktada bir değişiklik yapmak için yeterli motivasyonunuz olduğunu hissediyorsanız bu çok iyi. Eğer değilse kendi kendinize düşünün; bunu gerçekten yapmak istiyor musunuz; yoksa bu yapmanız gerektiğini düşündüğünüz bir şey mi? Eğer onu yapmak istemiyorsanız yapmayın!

Bir değişim yaratmak istemediğinizi varsayarsak, bir ikincil kazanç düşünün. Yani eğer değişiklik yapmazsanız ne gibi faydalar sağlayacağınıza bakın. Değişime ulaşmamakla ilgili bir ikincil kazancı veya gizli faydayı; hedefe veya değişime ulaşmanızı değersizleştiren şeyi düşünün.

Motivasyon ve ikincil kazançların icabına baktıktan sonra sıra inancı sorgulamaya geldi.

Kendinize bu soruları sorun veya bir başkasının sormasını sağlayın:

Bunu istiyor musun?

Bu senin için mümkün mü?

Bunu nasıl yapacağını biliyor musun?

Bunu hak ediyor musun?

Sonra ani tepkinizi fark edin, kendinize karşı dürüst olun veya diğer kişiye siz cevap verirken dikkatlice sizi izlemesini veya dinlemesini söyleyin. Uygun bir tepki gibi mi görünüyor (gerçekten ona inanıyor gibi) yoksa emin değil misiniz?

Eğer bu sorulardan herhangi birine cevabınız hayırsa veya eğer “evet” tepkiniz uygun değilse o zaman bir inanç sorunu olabilir. İnançları değiştirmenin basit bir yolu da onaylama/tasdik etme tekniğidir.

Bu onaylamayı yaratmak için ne onayladığınızı belirten birinci tekil şahısla şimdiki zamanda bir cümle kurun ve sonra bunu inandırıcı ve cesaret verici bir şekilde kendinize söyleyin (örn. “Zinde ve sağlıklıyım”).

Gerçekten farklılığı fark etmek için onay cümlenizi birkaç defa söylemeniz gerektiğinin farkına varabilirsiniz, fakat gerçekten işe yarıyorlar (artı birçok insan kendilerine korkunç şeyler söylüyorlar bu yüzden siz kendinize güzel bir şeyler söylemeye başlasanız iyi edersiniz). Bana göre eğer kendinize herhangi bir şey söyleyecekseniz güzel ve ilerleme kaydetmenize yardımcı şeyler söyleyin, öyle değil mi?.

İşte esnekliğinizi arttırmak için deneyebileceğiniz fikirlerden biri. Aynaya bakarak “seni seviyorum” diyerek alıştırma yapın. Eğer bunu yaptığınızda cümleniz gerçekten doğru ve emin görünüyorsa bu harika! Bunu sonsuz kadar günde iki defa yapın. Eğer (birçok insanda olduğu gibi) inanılmaz derecede samimiyetsiz ve yapmacık görünüyorsa yine de yapın. Gerçekten söylediğinizi ima ediyormuş gibi yapın. Bunu en az üç hafta yapmaya devam edin, neler olmaya başladığını görünce hayran olabilirsiniz. Bir kere doğru ve emin bir hal alınca harika olacak. Günde iki defa sonsuza kadar yapın.

Gerçekten içinde bulunduğunuz ayın yirmi bir gününün keyfini çıkarın. Farklı bir şeyler yapın. Neyi farklı yaptığınızı ve bu farklılığın nasıl bir fark yarattığını bilmek için kendinize izin verin.

 

 






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...