ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İMGELERİN İNDÜKSİYON VE DERİNLEŞMEDE KULLANIMI

İMGELERİN İNDÜKSİYON VE DERİNLEŞMEDE KULLANIMI

13 Ağustos 2009 02:11
Yorum Sayısı :0  Okunma : 425

İMGELERİN İNDÜKSİYON VE DERİNLEŞMEDE KULLANIMI

 Teknikler İçin Öneriler:

Kroger ve Fezler’in (1976) sahneleri hastaların hipnoz durumunda çoğul his imgelerinin katılımını sağlamada çok değerli örneklerdir. Tüm hastalarda aynı sahneleri kullanmak yerine, imgelerin hastanın ilgilerini ve hayat deneyimlerini yansıtması önerilmektedir. Hastanın hipnoz yetenek ve kapasiteleri hakkında yeterli düzeyde bilgiye sahip değilseniz, muhtemelen daha az spesifik ve daha toleranslı olmanız size yardımcı olacaktır. Benzer biçimde, çoğu hastalar sahil sahnesinde hafifleyip uçuyormuş hislerini geliştirebilmek için metinin önerdiğinden daha fazla süre talep edebilirler. Yazar aynı zamanda cümlelerle aktarım yaparken tedbirli olmayı önermektedir. Örneğin ikinci sahnede ölüm kelimesi gibi anımsatıcı bir kelimenin kullanımından kaçınmak faydalıdır.

Bazı hastalar sahilde sarı parlak düğün çiçeklerini görmeye alışkın olmayabilirler ve pembe yosun güllerinin nasıl göründüğü konusunda yabancılık çekebilirler. İmgelemedeki katılımı sağlamak için bir yöntem de, aşırı derecede spesifik olmadan benzer cümleleri kullanmaktır “belki kumsalda yürürken ilginç nesneler dikkatinizi çekebilir”. Hastanın hissetmek ya da koklamak gibi duygularını zorlamaktan çok, örneğin kumsal boyunca yürürken gerçekten neler göreceğiniz konusunda emin olamıyorum şeklinde bir cümle ile yardımcı olunabilir. Belki ayağınızın altındaki sert, ıslak kumun farkında olursunuz, ya da güneşin sıcaklığını fark edebilirsiniz, ya da okyanustan gelen hafif bir rüzgarın nazik dokunuşunu hissedebilirsiniz (duraklama) ve eğer bu duyguların birkaç tanesinin farkındaysanız ve hissettiyseniz bana bunu bildirmek için başınızı yukarı ve aşağıya doğru hareket ettirebilirsiniz. Buna benzer olan her duyu için bu sözler tekrarlanabilir. Bu metot hastaya eğer tüm duyusal şekillerin hissettirilmesinde yeterli değilse başarısızlık duygusu vermez ve hastanın muhtemel olarak nasıl karşılık vereceği konusunda çalışma örneği sağlar.

 Kumsal Sahnesi

“Kumsal boyunca yürüyorsunuz; Temmuz ortası. Hava çok sıcak, saat öğleden sonra 5:00 civarı. Güneş batmaya başlamadı ama ufukta alçalıyor. Güneş altın sarısı parlıyor, gökyüzü parlak mavi, kum güneş ışınları altında göz alıcı ve parlak. Ayağınızın altındaki soğuk, ıslak sert kumu hissedin.... havadaki tuzun kokusunu tadın. Okyanustan serpilen tuz dudaklarınızın üstünde. Dalgaların vuruş seslerini duyun, ritmik çalkantılarla kıyıya gelip giden su. Uzaktaki bir martının çığlığını duyun....

“ Aniden bir kum tepeciğine geliyorsunuz, beyaz kum tepeciği, tepeciği kaplayan parlak sarı düğün çiçekleri, derin pembe yosun gülleri. Tepesine oturuyor ve denize doğru bakıyorsunuz. Deniz sanki güneşin ışınlarını yansıtan gümüşten bir ayna gibi, saf beyaz ışın yığınları ve bu ışığa doğru bakıyorsunuz. Suda güneşin yansımasına bakmaya devam ederken menekşeler görmeye başlıyorsunuz. Morun gümüşle karışmış benek benek lekelerini görüyorsunuz. Her yerde menekşe ve gümüş var. Ufuk boyunca menekşeler sıralanmış. Çiçeklerin etrafında menekşe renginde halka var. Şimdi güneş batmaya başlıyor. Güneşin denize doğru her hareketinde daha derin bir şekilde rahatlıyorsunuz. Fiziksel duyuları (nefes almak gibi) hayaldeki öğelerle birleştirmek önemlidir ki hayali öğeler rahatlamayı sağlayabilsin. Güneş batarken gökyüzü; kırmızı, kızıl, pembe, sarı, altın ve turuncu renklerine dönüyor. Derin mor, alacakaranlık içinde kayboldunuz. Kadife gibi mavi, ince sisi görüyorsunuz ve gece gökyüzüne doğru bakıyorsunuz. Parlak yıldızlı bir gece var. Dalgaların vuruşlarını, tuzun kokusu ve tadını, denizi ve gökyüzünü, uzaya doğru yükseldiğinizi hissediyorsunuz “evrenle bir bütünsünüz”  (Sayfa 103).

 Dağ Kulübesi Sahnesi

Dağlarda küçük bir kulübedesiniz. Gece yarısı. Kışın tam ortası. Dışarıda rüzgar uğulduyor. İçerde şöminenin önünde oturuyorsunuz. Korlara dikkatle bakıp kömürlerin tutuşmasına dalıyorsunuz. Ateşin sıcaklığını vücudunuzda hissediyorsunuz. Kütüklerin çıtırdamasını duyun. Çam ağacı kütükleri yanarken dumanını koklayın. Duvarda oynayan, gelip giden gölgeleri görün. Tek ışık kaynağı ateşten geliyor. Kulübenin geri kalanı karanlıklar içinde.

 Şimdi kalkıyorsunuz. Pencereye doğru yürüyorsunuz. Pencere buz tutmuş. Sıcak parmak uçlarınızı pencerenin sert ve soğuk camına koyuyorsunuz. Parmaklarınızın sıcaklığının buzu erittiğini hissedin. Dışarı bakıyorsunuz. Ay gümüş renginde, kar ay ışığı altında göz kamaştırıcı ve parlak beyaz. Karın beyazlığını, uzun, koyu yeşil çam ağaçlarını görüyorsunuz. Çam ağaçları kar beyazlığına koyu, mor gölgeler oluşturuyor. Pencereyi açacaksınız. Pencerenin elinizin baskısına karşı koyamadığını hissedin. Pencere açılıyor. Serin temiz dağ havasından derin bir nefes alıyorsunuz (gerçeğe dönüyoruz). Konu aslında bu aşamada terapistin anlatımını yaparken hastanın derin bir nefes alması. Göğüs kafesinizin tamamen rahatladığını hissediyorsunuz. Derin bir nefes almak size çok iyi geliyor. Çam ağaçlarını koklayın!

Şimdi pencerenizi kapatıyorsunuz. Ateşe doğru yürüyorsunuz. Sıcaklığını hissedin. Ateşin yanına, ayı postunun üzerine uzanıyorsunuz. Üstünüze uyku çöküyor. Rüzgarın uğuldaması, ateşin sıcaklığı, dumanın kokusu, kütüklerin çıtırdaması.... tüm bu manzaralar ve sesler sizden çok çok uzağa gidiyor.... ve uykuya dalıyorsunuz.... ve bu kulübede, bu kış gecesinde rüyalara dalıyorsunuz.” (Sayfa 104).

İDEOMOTOR İNCELEME

İdeomotor sinyal tekniği başlıca Erickson tarafından öncülük edilmiş, Cheek tarafından geliştirilmiştir ve, etiyolojik faktörlerin ve bilinç dışı dinamiklerin araştırılması için hızlı bir hipnoterapötik metod sağlar. Hipnotize edilen hastaya teknik aşağıdaki şekilde açıklanabilir:

‘Hepimizin bir bilinçli aklı ve bir bilinç dışı aklımız vardır; aklın bir öncesi bir de aklın sonrası. Bilinç dışı aklın senin ve problemlerin hakkında her şeyi bilir ve hayatın boyunca yaşadığın her şeyin anısına ulaşır. Ve senin bilinç dışı aklın bizimle iletişimin bir metodunu kurabilir. Şimdi senden parmaklarından herhangi birini bilinçli veya istemli olarak hareket ettirmeye çalışmanı isteyeceğim. Fakat aklının daha derin ve içteki parçası olan bilinç dışı aklına, sağ/sol elindeki parmaklardan birini seçip, ‘evet’ cevabı için basitçe bir sinyal olarak kullanmayı istemesine izin ver. Ve parmağını istemli olarak kaldırmaya çalışmaksızın, parmak ucuna sanki bir helyum balonu iple bağlanmış gibi, ve tamamen kendi kendine havalanan parmaklardan gittikçe daha hafifleyenlerin birini basitçe bulacaksın. Ve hangi parmağın hafiflemeye ve havaya kalkmaya başladığını belirt.’

[Eğer 20-30 saniye sonra bir cevap görülmezse, telkinler tekrarlanabilir]: ‘Senin bilinç dışı aklın ‘evet’ için bir sinyal olarak kullanmak isteyerek sağ/sol elindeki parmaklardan birini seçecek, ve o gittikçe hafifleyecek, hafifleyecek ve havaya kalkmaya başlayacak.’ [ Bir cevap sadece görünür olduğunda, kolaylaştırıcı onu kuvvetlendirmeden önce daha fazla tamamlanmış olana kadar beklemeyi isteyebilir, veya takip eden şekilde telkinler yapılabilir]: ‘Pekala. Kalkmaya başladı. Hangi parmak gittikçe daha hafif ve daha hafif oluyor ancak fark ediliyor [Solunumu ayarla] daha hafif ve daha hafif, daha yükseğe ve daha yükseğe kalktığını açıkça görebiliyorum. [Oluşan bir cevaptan sonra]: ‘Güzel. Ve bu parmak şimdi dinlenebilir.’

Benzer telkinler ‘hayır’ sinyali ve ‘cevap vermek istemiyorum’ sinyalini oluşturmak için verilebilir,’ (veya daha sonra güvenli bir zamanda basitçe belirlenebilir). Telkinlerin dilinin hastaya bir parmağını kaldır (istemli) sorusundan çok, istemsiz (disosiyatif) bir cevabı oluşturmasına dikkat edilmelidir. Eğer bir parmak düzgün, hızlı bir hareketle kalkarsa bu neredeyse her zaman istemli bir cevaptır. Aksine, bilinçsiz bir cevap titreyen veya hafif sarsıntılı nitelikle birlikte yavaş, kademeli bir hareketle karakterizedir. Sinyal için sağ, sol veya dominant elin kullanımı konusunda farklı fikirler vardır. Bazıları hastanın birbirine kenetli olan ellerinde en üstte bulunan ve en doğal görünümü veren baş parmağın belirlenmesi ve daha sonra sinyallerin bu elde oluşturulması gerektiğini önerirler. Yazar ve pek çokları en kolaylıkla görülen ve cevapsızlıktan etkileneceği düşünülmeyen eli basitçe belirler.

Israrlı bir şekilde birkaç dakika sonra bir parmak harekete geçmediğinde, bunu sormak değerli olabilir, ‘Hipnotik durumda kalmaya devam ederek, sadece bana sözel olarak söyle,sağ/sol elinde farkında olduğun ne var?’. Kalkmama durumuna rağmen, hastanın bir parmağında farklı bir duyum yaşadığı bazen ortaya çıkar. Bu vakada örneğin bir parmak ‘evet’, diğer parmak ‘hayır’ için bir duyum hissedildiği yerde ideomotor sinyalleri oluşturmak mümkün olabilir. Hastaya bundan sonra eğer parmağında farklı bir duyum algılarsa istemli olarak kaldırması öğretilebilir.

Parmak sinyalleri oluşturduktan sonra, araştırma takip eden telkinlerle başlatılabilir. ‘Şimdi senin bilinç dışı aklına   (semptom)  problemin ile ilgili bazı sorular soracağım. Sana sorduğum gibi cevaplar hakkında  bilinçli spekülasyon yapmadan, soruyu aklında bir daha ve bir daha sadece tekrarla, ve bilinç dışı aklının tamamen kendi kendine parmakların aracılığıyla cevaplamasına izin ver.’ Aşağıda bulunan soru türleri bilinç dışı araştırma için daha sonra kullanılabilir.

Belirli sorulara pozitif bir cevap aldıktan sonra, vebal cevaplar hipnotik bir durumu çoğu denekte hafifletmesine rağmen sadece idiemotor sinyallerin kullanımı sıkıntı verici olabilir. Terapist bu nedenle ara sıra sözel bir cevabı isteyebilir. Örneğin, kendi kendini cezalandırma amacına hizmet eden bir semptoma ‘evet’ cevabını takiben terapist telkin edebilir: ‘Kendi kendini cezalandırmana sebep olan düşüncenin basitçe bilinçli aklına gelmesine bilinç dışı aklın izin versin. Ve, transta derin kalmaya devam ederek, aklına gelen ilk şeyi sadece sözel olarak bana söyle’

 Araştırma Alanları

I.Çatışma:

‘Bu probleme sebep olan bazı iç çatışmalar var mı?’

‘Bu probleme sebep olan senin bir iç parçan var mı?’ (Bu soruya müspet bir cevap, bilinç dışı görüşmenin hastanın bu parçası ile yapılabileceği hastada yeterli derecede bir disosiasyona ortaya koyar, veya disosiasyonun derecesi ego durumu ile sözel olarak konuşmaya yeterli olduğunda, Ego-Durum Terapisi (Ego-State Terapy) yürütülebilir.

 II.Adaptif Fonksiyon: (İkincil kazanç):

‘……….’nın bazı faydaları var mı?’

‘Bu, seni korktuğun bazı şeylerden koruyor mu?’

‘Bu, bazı şeyleri yapmaktan seni koruyor mu?’

‘Bu, olan bazı şeylerden senin kaçmana veya kendini korumana izin veriyor mu?’

‘Bu, dikkat veya sempati çekmene hizmet ediyor mu?’

‘Bu, bazılarına etki etmene veya kontrol etmene izin veriyor mu?’

‘Bu, bazılarını cezalandırmana hizmet ediyor mu? Bu misilleme yapmanın bir yolu mu?’

‘Bu, seni sahip olduğun bir imajdan koruyor mu?’

‘İtibarını güvene almana yardım ediyor mu?’

‘Kendinin özel veya biricik olduğunu hissetmenin bir yolu mu?’

‘Bu, ihtiyaç duyduğun diğer herhangi bir amaca hizmet ediyor mu?’(Eğer cevap ‘Hayır’sa: ‘Eğer bu semptomdan kurtulmuş olsan ve bir daha sahip olmamış olsan, bundan sonra  her şey yolunda olacak mı?.’)

‘Bu semptomu korumaya herhangi başka ihtiyacın var mı?’ ‘Eğer onu devam ettirirsen, senin hayatında şu an herhangi bir probleme sebep olacak mı?’ ‘Senin bilinç dışı aklın semptomu bırakmaya gönüllü mü?’ ‘Bu semptomu bırakmaya gönülsüz bir iç parçan var mı?’‘Pekala, öyleyse eğer bu semptoma daha fazla ihtiyacın olmadığını senin bilinç dışı aklın biliyorsa, ‘evet’ parmağın havaya kalkacak’

 III.Kendini Cezalandırma:

‘Bu semptoma sahip olmak, kendi kendini bazı şeyler için cezalandırmanın bir yolu mu?’

 IV.İdentifikasyon:

(Hasta ailesinden biri gibi veya ailesinin özel bir yönü gibi olduğunu veya aynı isimde bir ebeveyniyle aynı olabildiğini söylemiş olabilir)

‘Bu probleme sahip olmakla, çocukluğundan bazıları ile özdeşleşiyor musun?’

‘Benzer problemli biriyle özdeşleşiyor musun?’

 V.İntiba: (‘Yetki ifadeleri’ veya ‘prestij telkinleri)

Araştırmanın bu alanı hastaya takip eden telkinlerle tanıtılır:

‘Hislerimize ve duygularımıza etki eden aklımıza ara sıra bir fikir gelebilir. Bazen bu yetkili biri tarafından söylenmiş olan bazı şeylerdir veya aklımızda etkili olan duyguların güçlü bir atmosferinde söylenmiş bazı şeylerdir. Ve ben senin bilinç dışı aklına sormak istiyorum, bu probleme sebep olan senin  derin zihninde etkili sabit veya kazınmış bazı fikirler var mı?’

(Eğer öyleyse) ‘Bu sabit düşüncenin geliştiği geçmişte bazı olaylar veya deneyimler var mı?’ ‘Birden fazla bu gibi olay var mı?’ (Olayın yaşını sapta)

‘Sabit veya kazınmış bu düşüncenin olduğu zamanda bazılarının söylediği bazı şeyler var mı?’

[Kazınmış düşüncenin saptanmasından sonra]: ‘Şimdi bunu anlayarak, senin şu anki yetişkin bakış açınla, bu yanlış düşünceden vazgeçebilir misin?’

 VI.Vücut Dili:

‘Bu probleme sahip olmakla, sen………mı çalışıyorsun? (ör:…….bir acı ile uğraşmak; bazı şeylere özlem duymak). (Örneğin: ‘Bu boyunda bir ağrıdır’ ‘Bu benim için büyük bir sorundur’, ‘Buna cesaret edemem’ ‘Bu beni yok eder’)

‘Bu semptom her nasılsa bazı şeylerin bir sembolü mü?’

 VII.Geçmiş Deneyimler:

‘Bu problemin başlamasından sorumlu bazı geçmiş olaylar veya deneyimler var mı? [Eğer hasta ‘hayır’ cevabını verirse, sorarak iki kez doğrulamak gerekebilir]: ‘Bu problemin başlamasından sorumlu geçmiş bir olayı bilen senin aklının daha derin bir parçası var mı?’ [Müspet bir cevap verildiği zaman, olayın yaşını sapta]: ‘Bazı şeyler 10 yaşından önce mi oldu? Bu 5 yaşından önce mi ortaya çıktı? 4 yaşından önce mi ortaya çıktı?’ [En erken olayın tanımlanmasını aldıktan sonra, soru genişletilir]: ‘Henüz hatırlamış olduğun bazı daha erken deneyim basamakları var mı?’ ‘Bu semptomu yaşadığından önce bile bir süre var mıydı?’

‘Olay bilinçli aklında şimdi mevcut mu?’

‘Senin bilinç dışı aklın ile beraber geçmişe gitmek ve yüzleşmekle, ve anlamakla ve __yaşında her ne olmuşsa çözümüyle her şey bizim için iyi olacak mı?’

 ‘_______İÇİN HERHANGİ DİĞER SEBEPLER VEYA GÜDÜLER VAR MI?’

 Direncin İdaresi:

Sinyalleri saptamak zor olduğu zaman, terapist bir sarkaç kullanabilir. Sarkaç dominant elin baş ve işaret parmakları arasında tutulur ve hasta ona sabit bakar. Sarkacın soldan sağa, önden arkaya,  veya bir yönde veya diğer yönde daire hareketi yapabileceği hastaya anlatılır.Daha sonra hastaya söylenir:’Sarkaca baktığın gibi, sadece kendi kendine, yeniden ve yeniden düşün, ‘evet’, ‘evet’, ‘evet’, ve bilinç dışı aklının evet cevabı için bir yön seçmesine izin ver.’ Çoğu hasta cevapları sarkaçla saptayabilir. Sinyaller oluşturulduktan sonra, terapist aşağıda veya yukarıda bulunan sorulardan her hangi birini sorabilir.Bu da hipnotik bir duruma girerken direnci araştırmada değerli bir metottur.

‘Hipnozunda derine inmekte bir korku var mı?’

‘Bu korkuya sebep olduğunu bildiğin şeyler senin için düzelecek mi?’

[Önce korku tanımlanır]:‘Bu korkunun ne olduğunu bilerek şimdi hipnozu rahat bir şekilde kullanabilir misin?’

[Eğer bir olay çok travmatik görünürse:] ‘198_’de bilgin, deneyimin ve bakış açının sınırları içinde bu olayı bilmek ve onu tartışmak iyi olacak mı?’

‘Bilinçli olarak bunun farkına varmaksızın, içsel olarak, kendi kendine bunu tümüyle daha iyi yapmaya çalışabilecek misin?’‘Gelecek görüşmemizden önce bunu yapabilecek misin?’

‘Senin bilinç dışı aklın önümüzdeki hafta boyunca seni hazırlayacak mı, öyleyse biz sonraki oturumda bunu araştırabilir ve çözümleyebiliriz?’

[Transı derinleştir ve daha sonra söyle]:‘Cevabın ne olabileceği hakkında düşünmeye çalışma. Sadece soruyu üst üste ve üst üste kendi kendine düşün ve bırak parmakların cevap versin.’

‘Ve her nefesle beraber, daha derine ve daha derine sürüklen. Ve daha derine in, bu parmaklar daha hafif olacak ve bunlar daha kolay havaya kalkacak.’

 Yaş İlerlemesi: ‘Şimdi bilinç dışı aklından seni alıp zamanda ileriye götürmesini istiyorum, kendini tamamen iyi olduğunu bildiğin zamana doğru ileriye, bu problemi aş ve bu probleminin olmasından daha fazla korkmadığında geri gel.’ [Hastaya bundan sonra bir yöne doğru bakması, ve üzerindeki tarihle birlikte karatahtayı görmesi, ve size zamanı söylemesi direktifi verilebilir. Bu hastanın güveninde gittikçe iyileşme bir ölçüt gibi alınabilir].

 Yaş regresyonu: ‘Lütfen bilinç dışı aklının bu problemin üstesinden gelemeyeceğin hissini veren bir şeylerin olduğu en önemli ana doğru zamanda geriye yönelmesine izin veriri misin? Ve orada olduğun zaman, senin ‘evet’ parmağın havaya kalkabilir. Ve onun kalktığı gibi, etrafına bak ve nerede olduğunu ve neler olduğunu bana söyle?’

 Ego Durum Terapi & Yeniden Düzenleme:

‘Senin daha derin parçandan bile başka, hala daha acı çeken henüz yardım edemediğimiz birisi var mı?’

‘Senin iyiye gitmeni isteyen ve bana yardım etmek isteyen iç parçanın parmak sinyallerini almasını ve aldığında parmağı havaya kaldırarak ‘evet’ parmağının havaya kalkmasına sebep olabilmesini istiyorum.’

Hastanın diğer eline dokun, o elde aynı parmak sinyallerini kullanacağını ve cevap vereceğini onun derin parçasına telkin et.

‘Dinlemekte olan ‘isim’nin diğer parçası ile iletişime geçmek istiyorum. Ve yüzeye gelmeni istiyorum, ve burada olduğunda sadece söyle, ‘ben buradayım!’ (Bu ego durum terapisinin başlangıcıdır.)

Direnen bir ego durumu bulunduğu zaman, dirençli ego durumunun oluşmasına neden olan veya onun öfkeli veya dirençli olmasına sebep olan kritik deneyimi tanımla.

 

 






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...