ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BEN BİLİNÇALTIYIM, BEN NE DERSEM O OLUR !

BEN BİLİNÇALTIYIM, BEN NE DERSEM O OLUR !

14 Ağustos 2009 15:04
Yorum Sayısı :0  Okunma : 401

BEN BİLİNÇALTIYIM, BEN NE DERSEM O OLUR !


Değişimin her türlüsü zordur. İster evinizi değiştirin, isterseniz düşüncelerinizi… Ya da bir alışkanlığınızı… Faydası ister olsun ister olmasın bütün değişimler büyük bir çaba gerektirir. Bütün değişimler büyük bir enerji ister ve tabi ki bütün değişimler büyük bir sabır bekler…

İşte bu kadar çok özveri gerektirdiği için değişim zor, sevimsiz, hatta bazen ürkütücü gelir gözümüze.

Yoksa sabahları erken kalkmaya alışmanın, bizleri olumsuz etkileyen bir düşüncemizi değiştirmenin, daha zarif veya daha atletik görünmek için spora gidip diyete başlamanın ne gibi bir sevimsiz yanı olabilir ki? Ya da sıkıcı?… Öyle değil mi?

Şimdi size bir soru: Hayatınızda kaç kere taşındınız? Yeni bir eve, yeni bir okula, yeni bir iş yerine…

Hemen hemen herkesi yaşadığı değişimlerden biridir taşınmak.

Kendinizi ya da evinizi bir yerden bir yere taşırken aklınıza çengel gibi takılan “Acaba”larınızı hatırlıyor musunuz?

“Acaba çok zorlanacak mıyım?”
“Acaba, neler olacak?”
“Acaba nasıl bir yer?”
“Acaba alışabilecek miyim?”

Böyle sürüp giden sürüsüne bereket sorular…

Tıpkı mekan değiştirmek gibi diğer bütün değişimlerde de bu ve bunlara benzer sorular oluşur.

“Acaba daha iyi mi olacak yoksa daha kötü mü?”



Değişimi, biz, kendimiz gerçekleştiririz…

Değişimi, biz, kendimiz gerçekleştiririz. Ev sahibimizin birden bire Almaya’dan gelecek olan oğlu için evden postalaması halinde evimizi değiştirmek ya da ekonomik krizle beraber para konusundaki alışkanlıklarımızı değiştirmek gibi zorunlu değişimler de yaşarız elbet ama bunların sayısı üçü beşi geçmez herhalde.

E biz kendimiz için kötü bir şey istemeyeceğimize göre –ki hiç birimizin sadist olmadığını farz ediyorum– o zaman hayatımızda değiştireceğimiz yerlerimiz, düşüncelerimiz, alışkanlıklarımız elbette bizim için daha hayırlı, daha iyi olacak sonuçlar doğuracaktır. Şimdi mantık oalrak doğru. Bu durumda aklınıza şu soru gelecek:



O Zaman Neden Bize Yararlı Olan Değişimleri Gerçekleştiremiyoruz?

Gerçekleştiremiyoruz çünkü gerekli motivasyonu, sabrı, çabayı, enerjiyi kendimizde toplayamıyoruz. İşin kolayına kaçıyoruz ve kemikleşmiş alışkanlıklarımızı bırakmak istemiyoruz!

“Ne yani, ben fazla yemek yemekten, tembellik yapmaktan, olumsuz düşünmekten vazgeçmek istemiyor muyum?”

“Beni kötü şekilde etkileyen bu alışkanlıklarımmı kendi isteğimle mi bırakmıyorum?”

Aklınızdan geçen bu sorunun cevabı kısa ve net: EVET!

Cevap oldukça şaşırtıcı değil mi? Hem değişimi gerçekleştirmek istiyoruz hem de bunu gerçekleştirmiyoruz.

Ama durun! Açıklayabilirim. Bu çelişkili gibi görünen durumu açıklamak için çok sağlam bir delilim var BİLİNÇALTI...



Bilinç İle Bilinçaltı Farkı

Bilinç, zihninizin düşünen, yargılayan, mantık kuran kısmıdır. Bilinçaltı ise hayatta yaşadığınız her deneyimin depolandığı koskocaman bir arşiv deposudur. Anne karnından başlayarak ölene kadar duyduğunuz, gördüğünüz, yaşadığınız, tattığınız, şahit olduğunuz her olayı bu arşiv deposunda saklar. Zihnin ‘akılcı, sorgulayan’ bölümü dışında kalan her şeyi kapsayan bilinçaltı hiçbir bilgiyi atmaz ve bu bilgileri ilerleyen zamanlarda sizi korumak için kullanır.


Bilinç Erkek, Bilinçaltı Kadın Gibidir…
Ne kadar akılcı olmaya çalışsa da bilinç her zaman bilinçaltının karşısında yenik düşer.

MERSİN TERAPİ VE HİPNOZ MERKEZİ






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...