Doğru nefes alarak tüm sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
Doğru nefes alarak tüm sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.
Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz ve hayatımızda yolunda gitmeyen her şey nasıl nefes aldığımızla doğru orantılı.. Bu sözleri duyan herkesin ilk sorusu ‘’Nefes almanın doğru bir yolu var mı? Ben yanlış mı nefes alıyorum?’’ oluyor. Bu soruya daha önceki birçok yazımda da cevap vermiştim, rahatlayın, ‘’yanlış nefes’’ dye bir şey yok. Yani nefesinizde yanlış olan bir şey yok. Evet dünyaya ilk geldiğinizde, bir bebekken aldığınız şekilde almıyorsunuz nefesi çünkü hepimizin değişik nefes alışkanlıkları var ancak unda bir yanlışlık yok. Nefes alışkanlığınız var, bu karakterinizi, egonuzu, ego da yaşamınızı oluşturuyor. Yaşamınızı değiştirmek ise elinizde, çünkü bu nefes alışkanlığını değiştirmek mümkün.
Peki bebekken nasıl nefes alıyorduk? Nefesimizin bedenimizin neresinde olduğundan çok ‘nasıl’ olduğuna yoğunlaşmak istiyorum öncelikle… Rahat.. Huzur ve barış içinde… Yumuşaçık bir nefes, değil mi? Herhangi bir nefes alışkanlığına sahip olmayan, karaktersiz, kimliksiz… BİR…
Şimdi size bir başka sorum var. Bir bebeğe baktığınızda ne hissediyorsunuz?... Sevgi, şevkat, hayranlık değil mi? Kızım bir bebekken onu büyülenmiş şekilde saatlerce seyrederdim.. Neden bu duyguları hissediyoruz biliyor musunuz? Çünkü bebekler açık ve sürekli akan nefesleri nedeni ile müthiş bir pozitif enerji alanı yaratıyorlar, böylelikle evrenin tüm sevgisi, şevkati, ışığı onların üzerinden akıyor. Dolayısıyla bizler de yeniden bir bebek gibi, açık ve sürekli nefes aldığımız anda hayat üzerimizden akmaya başlıyor. Peki neden yeniden bir bebek gibi hafif, huzur içinde ve rahat nefes alamıyoruz?.. Yıllardır geliştirdiğimiz nefes alışkanlığımıza ve bu nefes alışkanlığının yarattığı egoya, kararkterimize sımsıkı tutunuyoruz, bırakmak istemiyoruz da ondan.
Ben şunu yapmam, ben hep şöyle davranırım, ben asla … yapmam, asla … söylemem… Ben her zaman ….imdir, ben hep …. Şeklinde davranırım… İşte tüm bu her zaman ve hiçbir zamanlar, asla ve kesin kurallar nefes alışkanlıklarımız nedeni ile oluşan blokajlarımız.. Ego…
Yaşamınızda yanlış giden, değiştirmek istediğiniz bir şeyler mi var? Evet, işin sırrı nefes ve nefesiniz açıldığı anda tüm yaşamınızı değiştirmek mümkün ancak siz değişmeye hazır mısınız? Bence cevaplamanız gereken en önemli soru bu. Karakterinizi, eski alışkanlıklarınızı, bağımlılıklarınızı, hastalıklarınızı bırakmaya hazır mısınız? Değilseniz nefese hiç başlamayın..
Yeniden konumuza dönelim… Bebek nefesi. Bebeklere baktığınızda nefesin daha çok karın bölgesine gittiğini görürsünüz, bu da bize bu şekilde nefes almamız gerektiğini gösteriyor zannediyoruz. Oysa durum bu değil. Nefesi nereye aldığınız değil nefesin bedeninizin tamamına dağılıp dağılmadığı önemli. Bebeklerin bedenleri ve nefesleri zaten açık, tam bir dalga şeklinde nefes alıyorlar ve bunu yaparken henüz ciğerleri bizim kadar gelişmiş olmadığı için, anne karnından yeni çıktıkları için ve kök çakralarını (cinsel bölgede bulunan, yaşam enerjimizin bulundupu, bizi yaşama bağlayan merkez) çalıştırmaları gerektiği için nefes alırken karın bölgeleri daha fazla şişiyor. Bu buraya nefes almaları gerekiyor olduğu için değil, gelişimlerini tamamlamadıkları için böyle nefes alıyorlar. Yeni doğan bebeklerin gırtlak bölgesi de her nefes alış verişte kapanır, sizce bunu biz de yapmalı mıyız? Bunun sebebi ise hem nefes alıp hem emme hareketini yapıyor oldukları için. Bebek yatar vaziyetten daha çok oturur duruma geçtikçe nefesle gırtlağın kapanması hareketi de durur.
Bebekler nefes alırken gögüs bölgesinde fazla bir kıpırdanma göremezsiniz, bunun sebebi ciğerlerinin yeterince gelişmiş olmamasıdır, o kadar. Biz bu gelişmiş ciğerlerimize ramen hala karnımızdan nefes almaya devam ediyorsak kalp bölgemizde nefesin buraya gitmesini engelleyen bir blokaj var demek, doğru nefes alıyoruz demek değil.
Sağlıklı, dengeli ve açık bir nefes karın bölgesinden başlayarak göğüs, omuzlar ve sırtımıza, hatta başımızın en tepe noktasına kadar eşit şekilde yayılan bir nefes…Okyanustaki bir dalga gibi.. Karın bölgesinden başlayarak, başımızın en tepe noktasına kadar çıkan ve daha sonra rahatça inen bir nefes.. Bir dalga hareketi gibi, inen, çıkan, sürekli bir dalga. Sürekli bir akış.
Özetlemek gerekirse bebek nefesi olarak kastedilen, ‘’breathing like a baby’’ bebekler gibi karından nefes alma değil, onlar gibi açık olma, rahat ve huzurlu olma.. Çünkü bebekler de ciğerleri gelişimini tamamladığında ve ayağa kalktıklarında göğüsten nefes alabilmeye başlıyorlar ve gelişimini tamamlamış bir kişinin sağlıklı olabilmesi ancak nefesin, yaşam enerjisinin bedeninin tamamına yayılması ile mümkün.
Nasıl nefes aldığınız sizin sağlıklı veya hasta, enerjik veya yorgun, yaratıcı veya ölü olmanıza neden oluyor…
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
- Sağlık, sıhhat ve enerjiniz nefesinizi değiştirerek değişebileceğini,
- Tıkalı nefesin yaşamınızı tıkadığını,
- Az nefes almanızın hayatta her şeyi, aşkı, mutluluğu, bereketi, bolluğu, hatta başarıyı ‘az’ yaşamanıza neden olduğunu,
- Nefes alma problemlerinizin nefes alma alışkanlığınız nedeni ile olduğunu,
- Ve tüm bunları, tüm yaşamınızı sadece nefesinizi değiştirerek değiştirebileceğinizi…
Biliyor muydunuz? Dünya Sağlık Örgütü’nün 5200 kişilik bir grupla 30 yıl süresince yaptığı araştırmaya göre kalp atışlarımız ve bedenimizdeki oksijen oranı ne kadar yaşayacağımızı belirliyor...
Biliyor muydunuz? Ortalama bir insanın ciğerleri anck 20 yaşında tam kapasitesine ulaşıyor ve bundan sonra nefes alışkanlıkları nedeni ile %9 ile %25 arası oranda bu kapasiteyi kaybediyor. Ve ne yazık ki özel bir çalışma yapmıyorsanız bu kapasite sizin için de her geçen gün azalmaya devam edecek ve bu da hayatınızı etkileyecek..
Biliyor muydunuz? Normal bir beslenme uyguladığınızda eğer nefesiniz açıksa ve ciğer kapasitenizin tamamını kullanıyorsanız yediklerimiz ve içtiklerimizdeki toksinleri %70 oranında arındırabiliyoruz. Bedenimizdeki toksinlerin %8’i çişimiz ile %19’u terimiz ile atılırken nefesimiz %70’ini atıyor. Spor yapmak, doğru beslenmek çok güzel ama birde buna açık bir nefes ekleyin sağlık derecenizi siz düşünün!
Biliyor muydunuz? Türk toplumunun %90’ının nefesi açık değil. %90’ınımız nefes alışkanlıklarına sahip. Bir çoğumuz belirli duygu ve düşüncelerle karşılaştığımızda nefesimizi tutuyoruz, bir bölümümüz az, hatta hemen hemen hiç nefes almıyoruz (bu nedenle de ‘’az’’ yaşıyoruz, para az, mutluluk az, sağlık az…) Bir çoğumuz ise dengesiz nefes alıyor. Ve tüm bunlar sağlığımızı kaybetmemize, stresli olmamıza, hatta yeterince başarılı, zengin olamamıza neden oluyor.
Biliyor muydunuz? Belirli nefes alışkanlıkları belirli karakterlere neden oluyor. Yani sinirli bir karaktere sahip oluşunuzun tek bir nedeni var: nefes alışkanlığınız.. Zaman zaman nefesimizi tutuyor olmamız veya bedenimizin bazı bölümlerine nefesin, yaşam enerjisinin gitmiyor olması stres yarattığı, bizi depresyona ittiği gibi kanserin bile sebebi bedende kanserin olduğu bölgeye yeterince nefesin gitmiyor olması..
Daha sağlıklı, daha mutlu, daha zengin olmak istiyor musunuz?:
Nefesinizi açın.
Açık bir nefesin nasıl olduğunu hayatınızda en azından bir defa tecrübe edin.
Nefesin yaşamınızı nasıl etkiliyor olduğunun farkına varın.
Kendinizi daha enerjik, daha güçlü, daha mutlu ve huzurlu hissedebilmeniz için nefesinizi iyi kullanmayı öğrenin.
Nefes yaşam demek, nefesinizi değiştirin yaşamınızı değiştirin…
Bana email gönderin, telefon edin, nefes ile ilgili her tür sorunuzu yanıtlamaya hazırım…
Kalp krizi, kanser, astım, stres, depresyon, panik atak, hatta nezle bile ciğer kapasitenizi tam kullandığınız anda varolamayacak hastalıklar… Bunun farkına varmak için geç kalmadınız, artık nefes ile ilgili çalışmalar Türkiye’de de yapılıyor, daha fazla geç olmadan birine katılın..
Avrupalı doktorlara ve sayısız Hintli, UzakDoğulu, Hawaili, Amerikalı yerliler hatta eski Türkler yüzyıllardır tüm hastalıkların nefes alışkanlıkları nedeni ile kaynaklandığının farkında. Bu nedenle nefes yüzyıllardır iyileştirme yolu olarak kullanılıyor. Modern Tıbbın da sonunda bununla hem fikir olması bir tesadüf değil tabiî ki..
Açık nefese sahip olan ve nefes alma kapastesinin tamamını kullanan kişiler çok az veya hiç hastalanmıyor. Bu kişiler aynı zamanda çok daha uzun yaşıyor.
Tüm dünyada özellikle son birkaç yıldır yapılan araştırmaları veya insan varolduğundan beri bizimle olan nefesin kullanımı ile ilgili tarihte milyonlarca doküman bulup okuyabilirsiniz. Aslında buna pek gerek yok, çünkü durum çok basit. Tek bir soru bile bunu anlamamıza yetiyor değil mi? Nefes almazsak ne olur?
Farklı nefes alışkanlıkları
Nefes almak, nefes çalışmak, nefes egzersizleri, nefes terapisi… Tüm bunlar ne demek?
Bunların farkı ne?
Yaşamınızı nefes sayesinde değiştirebilir, tarnsforme edebilir ve bunu öğrenebilirsiniz. Ayrıca kendinizi daha iyi hissedebilmeniz, yaşamınıza neşe ve mutluluk katabilmek için de nefesi kullanabilir ve bunun yöntemlerini öğrenebilirsiniz.
Bir genelleme yaparsak 3 ana nefes okulu var: 1. Nefes Terapisi (breathwork) 2. Nefes Çalışması (breathing work) 3. Rehabilitasyon nefesi (rehabilitation breath)
Rehabilitasyon nefesi hastanelerde uygulanan sistemler. Bu sistemlerin biri mekanik cihazlarla yapılıyor ve hastaları ameliyat sırasında veya herhangi bir acil durumda hayatta tutmaya yarıyorlar. Diğer bir yöntem ile hastaların daha çabuk iyileşebilmesi ve morallerini yükseltebilmeleri için doktorlar veya hemşireler tarafından uygulanıyor. Bu iki yöntem de sadece hasta kişilere yönelik hazırlandığı için normal sağlık düzeyindeki kişiler tarafından pek kullanılmıyor.
Breathing Work, yani nefes çalışmaları veya nefes egzersizleri nasıl değil ne şekilde nefes aldığımızla, yani nefesin mekaniği ile ilgili. Nefes agzersizlerinde nefesinizi açmak veya nefes alışınızı değiştirmek yerine sistemli bir alış verişe konsantre olunuyor. Bu belirli sistem sizi dinginleştiriyor, rahatlatıyor ancak enerjinizde veya nefes alış şeklinizde bir değişim sağlamıyor. Bu tip metodlar daha çoksiniri ve stresi dengede tutma, rahatlatma ve sakinleştime için kullanılıyor. Kendinizi gergin ve stresli hissettiğinizde uygulayabileceğiniz sistemler.
Breath Work, nefes terapisi ise doğal şekilde nefes almanıza ve nefesinizi açmanıza yoğunlaşıyor. Bu sistemler nefesin mekaniğinden çok enerjisi ile ilgileniyor ve enerjimizde ve kişiliğimizde hızlı bir değişim sağlıyor. Bu tür sistemler bizi daha yüksek bilinç farkındalığına yükselterek spiritüel gelişimimizi de hızlandırıyor. Çoğu değişik şekillerde transformasyon sağlıyor, yani ‘’form değiştirme’’.. Bu çalışmalar ile eski kimliğimizi bırakararak yeni bir kimlik kazanma şansna sahip oluyoruz. Belki de bu yüzden bu tür nefes sistemleri ‘’evrenin en ileri bilimi’’ olarak adlandırılıyor. Metafizikten bile ileri bir bilim… Çünkü zaman zaman filmlerde gördüğümüz geçmişe, geleceğe ve hatta diğer yaşamlarımıza ve boyutlara yolculuk bu nefesler ile kolayca gerçekleşebiliyor.
Bir genelleme yaparsak nefes egzersizleri beden ve zihni, rehabilitasyon çalışmaları bedeni, nefes terapileri ise beden-zihin-ruh üçlüsünü etkileyen çalışmalar. Aslında hepsi bir bütün, çünkü ister beden, ister zihin, ister beden-zihin-ruh üçlüsü ile çalışın hepsi birbirine bağlı ve o an olmasa bile zaman içerisinde hepsi birbirini etkiliyor. Nefes çalışmaları arasındaki fark sadece ‘’öncelikler’’ ile ilgili. Yani hiçbiri bir diğerinden farklı değil, sadece öncelikleri farklı. Rehabilitasyon nefes çalışmalarında amaç bedeni sağlığa kavuşturmak iken nefes terapisindeki amaç ‘transformasyon’..
Nefesi 5 ana kategoride inceleyebiliriz.
Pasif, yarı aktif, aktif, ekstra aktif ve süper aktif. Tüm bu nefes alışların bire hiyerarşisi de var. Örneğin Reiki enerjisi ile çalışabilmek için pasif bir nefese ihtiyaç duyulurken opera sanatçılarının, sporcuların ve dansçıların aktif bir nefese ihtiyaçları var.
PASİF
Pasif nefes ormanda bir yürüyüş yapmaya benzer, nefesle ilgilenmezsiniz bile.. Ormana bakın, ağaçlar nefes alır, bitkiler nefes alır, toprak nefes alır. Ormandaki tüm canlılar sürekli olarak nefes almaktadırlar ve bunu çok doğal bir biçimde yaparlar. Bedeniniz rahat, zihniniz rahat, siz tamamen rahatken aldığınız nefes pasif bir nefestir.
SEMİ-PASİF
Nefesin okyanustaki bir dalga gibin inip çıktığını düşünün. Bedeninizi bir nefes meditasyonundaymışsınız gibi izleyin. Nefesinizi aynen bir vipassana (sessizlik) meditasyonu yapıyormuş gibi etkilemniz mümkün. Bu nedenle bir kişinin nefes alış verişini gözleri kapalıyken izlemek daha kolay.
SEMİ-AKTİF
Burada daha fazla nefes alabilmek için bedeni özellikle tetiklemeye başlıyoruz. Hiç ara vermeden, tam bir daire çizermiş gibi, sürekli olarak, ağızdan veya burundan alınarak akan bir nefes sistemi bu. Nefesi burundan alıyorsanız yine burundan vermeniz, ağızdan alıyorsanız ağızdan vermeniz çok önemli. Nefes genelde nefes al-boşluk-nefes ver-boşluk şeklinde devam eder ve bu sistem kişiyi çok rahatlatır.
Hatha Yoga da bu nefes sistemine dayanır. Aslında yogik bildiğim tüm yöntemler bu sisteme dayanıyor. Nefes-bekle-nefes-bekle… Masaj sistemleri, akapunktur ve birçok beden çalışması da bu sisteme dayanıyor.
AKTİF
Nefesin enerjimizi kontrol edebilmemiz için kontrollü ve sistemli şekilde alınmasından oluşur. Böylelikle nefes özel nenler için kullanılır, meela bedene daha fazla enerji vermek için, daha sağlıklı bir beden için. Birçok yoga nefesi, pranayama, chi kung (Qi Gong), astım ve epilepsi için uygulanan yöntemler bu nefes sistemini içerir.
ÖNEMLİ NOT: Derin nefes almaya başladığınızda nefes prosesi derinleşeceği için nefes alışkanlığınız devreye girebilir ve bu sözünü ettiğim egzersizler uzun süre tekrarlanırsa yaşamınızda problemlere neden olabilir. Tavsiyem eğer ‘’nefes terapisi’’ almadıysanız ve nefesiniz henüz açılmadıysa özel bir nedeniniz olmadıkça ‘’nefes egzersizi’’ yapmayın.
EKSTRA AKTİF
‘Chanting’ ve ‘breath of fire’’ (ateş nefesi) gibi bazı Chi Kung ve pranayama teknikleri özel metodlar kullanılarak enerjimizin yükseltilmesini sağlar. İster klasik ister pop olsun şarkı söylemek te aynı etkiyi yaratır. ‘’Kendini ifade’’ye yönelik tüm teknikler yüksek enerji yaratır. Örneğin dans ve bedenin tüm bölgelerinin kullanımı.
SÜPER-ACTİF
‘’Katartik nefes’’ dediğimiz sistemi içeren sistem derin ve yüksek farkındalık düzeyinde tecrübeler yaşamamızı sağlayan, “breakthrough”, yani duygusal ve zihinsel blokajların açılarak muhteşem bir değişim, çıkış yaşamımızı sağlar. Ancak bu sistemi uygularken de çok dikkatli olmamız gerekiyor çünkü yaşanan derin tecrübeler nefes açılmadığı müddetçe bize zarar verebilir. İşte bu sebeple özellikle bu yöntemin ilk defalarında bir terapist eşliğinde yapılmasını tavsiye ediyorum. Nefes açıldığı ve transformasyon gerçekleştiği anda tüm yaşamınızı değiştirebilecek olan bu yöntemlerin en etkilisi ise Transormasyon Nefes Tekniği. Enerjimizi tamamen transforme etmeye, yani değiştirmeye yönelik oluşturulan bu tekniğin yararları saymakla bitmiyor.. (ülkemizde bu konuda yapılan uygulamalar hakkında bilgi almak için: www.pearlinside.com)
Sizin amacınız ne? Nefesten beklediğiniz ne?
Nefes terapileri, nefes çalışmaları veya egzersizleri normal zamanda aldığımız nefesten çok farklı. Bu nedenle nefese neden ihtiyaç duyduğunuz her şeyden önemli. Binlerce yıldır uygulanan milyonlarca nefes tekniğinin içerisinde gelmiş geçmiş en etkili, çabuk ve tüm ihtiyaçları karşılayacak nitelikte olan çalışma ‘Transformal Nefes Terapisi’. Binlerce yıldır uygulanan tüm çalışmaların özü. Sizi ve yaşamınızı daha birkaç seansta tamamen değiştirebilecek güçte. Ancak bu kadar hızlı bir değişime hazır olmayanlar veya daha yavaş ilerlemek isteyenler için başka yöntemler de var. Bence bu yöntemler arasında en önemli olanları İlk Yardım, Rahatlama, Enerji veren, Dengeleyen, İnceleyen nefesler..
İLK YARDIM NEFESİ
Panik atak krizleri dahil olmak üzere hemen hemen tüm stresli durumlar nefes verişi nefes alıştan 2-3 kat arttırarak rahatlatılabilir. Ancak, bu tür nefesler sadece acil durumlar için kullanılmalıdır, nefesiniz açık değil ise nefes alışkanlığınızı tetikleyecek, bu da aslında o an için kontrol altına alabildiğiniz panik atak, veya stresli durumu daha da arttıracaktır. Böyle durumlarla sıkça karşılaşıyorsanız ilk etapta bu ilk yardım nefesini kullanabilirsiniz ama kesin çözüm istiyorsanız bir transformal nefes terapisti ile görüşmelisiniz.
Bir daha kendinizi stresi hissettiğinizde veya acil bir durum yaşadığınızda nefes verişinize odaklanın ve nefes alışınızın kendiliğinden olmasına dikkat edin, rahatladığınızı göreceksiniz.
Astım hastalığı olan kişiler de bu nefesten faydalanabilir ancak sadece acil durumlar için… Astımın tedavisi yine en çabuk şekilde Transformal Nefes ile mümkün. Çünkü astımın asıl sebebi ‘’bir sonraki nefese güvensizlik’’, tabiî ki bu da ‘’yaşama, geleceğe güvensizlik’’e neden oluyor. Bu nedenle astım hastalarının uzun süre nefes verişe konsatre olmaları hiç iyi bir şey değil, nefes alışkanlığını daha da kamçılayabilir çünkü astım hastaları gelecekle ilgili her endişe duyduklarında nefes alışkanlığını tekrarlıyorlar, nefesini tutuyorlar, nefes veriş ise ileriye adım atma ile ilgili, ileriye adım atmada geciktikçe korku başlıyor... Oysa nefes alışkanlığı bir defa ortadan kalktığı anda astım da tamamen yokoluyor.
RAHATLAMA NEFESİ
Uzanın veya rahat bir şekilde oturun. Ağzınızı hafifçe kapatın ve nefes almadan önce bir şşşşşş sesi çıkararak nefesinizi verin. Daha sonra kendiliğinden nefes alın. Bu şekilde nefes alıp vermeye devam edin ve nefesinizin dudaklarınızın arasından süzülürken hissettiğiniz sıcaklığın farkına varın.
Bu şekildeki rahatlama nefesinin bir başka verisyonu ise ‘’The Serenity Breathing Meditation’’ diye adlandırılan Tibet ve Himalaya çanaklarının sesleri eşliğinde yapılan meditasyon. Kendinize içinde Tibet ve Himalaya çanakları sesleri olan bir müzik cd’si satın alın, (eğer bulamazsanız email ile bana sorabilirsiniz, size tavsiyelerde bulunabilirim) ve nefesinizi izleyerek meditasyon yapın, bilinen en iyi rahatlama metodu bu..
NEFES TUTMA VEYA NEFESİ KONTROL ETME İLE İLGİLİ!:
Özellikle yogik nefesleri, nefesinizi tuttuğunuz ve bırakmadığınız metodların uzun süreli kullanımını kesinlikle önermiyorum. Daha önce de dediğim gibi açık ve akıcı, sürekli olmayan tüm nefesler belirli bir nefes alışkanlığı aslında. Nefesi tutarak yaptığınız nefes çalışmaları veya egzersizleri o an için sizi rahatlatabiliyorken uzun süre kullandığınız taktirde nefesinizi nasıl tutuyorsanız yaşamın akışını da tutmanıza neden olacak. Böylelikle nefes akamadığı için yaşam akamayacak üzerinizden. Akmayan bir nefes, akmayan bir yaşam ise tıkanıklıklar, sorunlar demek… Nefesini uzun süre tutabilen kişiler ile çalışma fırsatım oldu, hepsi nefeslerini uzun süredir tutabiliyor olmaktan gurur duyuyorlardı ancak hepsinin göğüs bölgesi bir kaya gibi sertti, yani göğüs bölgesinde nefesi tutup durmalarından dolayı akmayan, hareketsiz, yani negatif enerji birikmişti. Hayatları ile ilgili soru sorduğumda ise hepsinin cevabı aynıydı, aradıkları aşkı, sevgiyi kimsede, hiçbir yerde bulamamışlardı. Birçoğu çok sinirli ve agresif kişiliklere sahipti. Ve tüm bunların nedeninin nefeslerini tutmalarından kaynaklandığını gayet iyi biliyordum. Dahası nefeslerini tutmaya devam ederlerse, yani göğüs bölgeleri (kalbin olduğu bölge) bu hareketsiz nerejiler ile tıkalı kalmaya devam ederse kısa zaman içerisinde kalp krizi geçirebileceklerini de biliyordum.. Onlara Transformal Nefes’i önerdim. Hepsi daha ilk seanslarında kalplerinin açıldığını, içlerinin sevgi, anlayış ve şevkat ile dolduğunu tecrübe ettiler… Kalp krizi riski ise artık kesinlikle yok…
ENERJİ VEREN NEFESLER
Bu nefeslerin bence en önemlisi Kundalini Yoga’da sıkça kullanılan ‘’The Breath of Fire’’. Birbiri ardına ve hızla alınan karın nefeslerinden oluşan sistem uygulandığının daha birinci dakikasında inanılmaz bir enerji hissetmemizi sağlıyor. Ancak beklide bu nefes özellikle Kundalini Yoga yapan birçok yoginin (içlerinden benim eğitmenlerim de var) 80 yaşından fazla yaşayamamalarına neden oluyor. Çünkü artık beden hazır olmadan (nefes terapileri ile bedendeki blokajlar açılmadan) enerjinin bir anda bu kadar çok yükseltilmesinin ne kadar zararlı olabileceği araştırma raporları ile biliniyor. Bu tür nefesleri hiçbir zaman uygulamayın demiyorum, uzun süre uygulamayın, her zaman nefes terapi sistemleri ile destekleyin ve dikkatli olun, bedeninizi ve kendinizi dinleyerek uygulayın. Tüm nefes sistemleri birbirinden ilginç, birbirinden güzel tecrübeler, dikkatli olun yeter.
Örneğin ‘’Tibetan Caffeine’’ denen bir nefes egzersizi var sizi 5 bardak Tğrk kahvesi içmekten daha enerjik yapıyor ve en ilginç yanı ise yavaş ve dikkatli yapıldığında ise sizi oldukça rahatlatıyor. Nefes her defasında farklı ve inanılmaz bir tecrübe…
BEYİN DENGELEME NEFESİ
Alternatif burun deliği nefesi. Bir eliniz ile bir burun deliğini kapatıp tek delikten nefes aldığınız ve burun deliklerini değiştirerek nefes alıp verdiğiniz sistem. Özellikle yogik uygulamalarda beynin iki tarafını dengelemek, dolayısıyla bedenimizi ve bizi dengelemek için kullanılıyor.
NEFES FARKINDALIĞI
En popüler nefes egzersizi meditasyon şeklinde yapılan ‘nefesi izleme’. Rahat bir şekilde oturun ve nefes alışverişlerinizi izleyin. Ara sıra duruyor, bekliyor olabilirsiniz, mümkün olduğunca beklememeye çalışın çünkü bu beklemeler hayatınızın beklemesine, durmasına neden oluyor
ARALIKSIZ NEFES
Ormanda bir yürüyüşe çıkın. Ağaçların ve bitkilerin size nefes aldırmasına izin verin… Doğa, toprak, bitkiler hepsi nefes alıyor. Toprak hiç durmadan yukarı ve aşağı inip çıkarak nefes alıyor. Okyanusun kenarında bir yürüyüşe çıkın. Okuanıstaki dalgaların da yukarı aşağı inip çıkarak adeta nefes aldığını göreceksiniz. Bu akış en doğal nefesimiz.. Açık bir nefes aynen ağaçların, toprağın, denizin, rüzgarın aldığı nefes gibi, aralıksız, hiç durmadan akan bir enerji..
KARIN NEFESİ İLE İLGİLİ
Açık bir nefes daha önceleri de belirttiğim gibi karından başlayıp başın en üzt noktaslarına kadar devam eden sürekli bir hareket. Rahat bir durumda olduğumuzda ve hayatımızda çok fazla problem olmayan zamanlarda aldığımız nefes bu, rahat, derin ve akan bir nefes. Toplum içerisinde birçok kişi göğüs nefesi alıyor olduğu için nefesin en doğru yolu karın bölgesine yönlenmek, çünkü nefesin başlangıcı burası olmalı. Ancak eğer zaten karındn nefes alıyorsanız ve göğüs bölgeniz kapalı ise, bu bölgeye nefes gitmiyorsa karın nefesini uzun süre çalışmanız sakıncalı. Aslında nefesi açmanın en hızlı ve en doğru yolu bir terapist eşliğinde enerji çalışmaları yapmak..Ülkemizde bu konu ile ilgili yapılan çalışmalarla ilgili www.pearlinside.com sitesinden daha fazla bilgi alabilirsiniz.
Sevgiyle kalın.
Nevşah Fidan
|



















