CİNSEL SORUNLARDA HİPNOZ
Kadın ve erkekte görülen cinsel işlev bozuklukları, doğal cinsel tepkinin baskı altına alınması sonucu ortaya çıkar. Baskı altına alınmalar, farklı olaylarla gerçekleşse bile birçoğu “başarabilme kaygısı” yaratarak varlıklarını sürdürür.
İlk cinsel tutukluğa ya da isteksizliğe yol açmış olan kızgınlık, yorgunluk, alay edilme, cinsel zevk yerine kendini ispatın hedeflenmesi gibi herhangi bir neden çoktan unutulmuş olabilir. Ancak için için “bu sefer olacak mı?”, “bu sefer yapabilecek miyim?” şeklindeki düşünceler, kaygıyı yaratmaya devam eder. Kaygı ilgili olumsuz düşüncelerin artmasına yo açar. Onlar olumsuz duyguyu artırır... derken kişi bir kısır döngünün içinde kendini buluverir. Bu da sorunun sürüp gitmesinde önemli rol oynar.
En genel anlamıyla cinsel işlev bozuklukları “kişinin istediği biçimde cinsel ilişkide bulunmasını engelleyen” bozukluklardır. Ve bu işlev bozukluğunun ardında bilinçaltımızın kontrolündeki olumsuz duygular yatar. Bu olumsuz duyguları kontrol ettiğimizde cinsel işlev bozukluğunu da ortadan kaldırırız.
Cinsel ilişki; ilgi ve istek, uyarılma, doyum ve rahatlama olmak üzere dört aşamadan oluşur. Bu aşamaların bir ya da birkaçında engellenmeler sonucunda;
Cinsel isteğin olmaması,
Uyarılmama,
Cinsel ilişkiden zevk almama,
Doyuma ulaşamama
Cinsel ağrı bozuklukları,
Cinsel ilişkiye girememe (vajinismus)
gibi sorunlar ortaya çıkar.
|



















