ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çocuklarınıza karşı her birimiz birer hipnozcuyuz! ( Dr Bülent URAN )

Çocuklarınıza karşı her birimiz birer hipnozcuyuz! ( Dr Bülent URAN )

16 Ağustos 2009 01:58
Yorum Sayısı :0  Okunma : 443

Çocuklarınıza karşı her birimiz birer hipnozcuyuz! ( Dr Bülent URAN )
 
Çocuklarınıza karşı her birimiz birer hipnozcuyuz! Tıbbi ya da ruhsal sorunları olan kişilere analitik hipnoterapi uygulamaya başladıktan sonra, bir kişinin yaşantısının ilk yıllarının, ilerideki bedensel ve ruhsal sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu gördüm. Sorunları olan, ciddi sorunları olan çoğu hastamda, hastalığa neden olan ilk olayların hayretle anne karnındaki yaşantısına kadar gidebildiğini bizzat gözlemledim. Karşılaştığım olaylarda gerçekten hayrete düşmemek elde değildi. Bir annenin, bir babanın çocuğun geleceği üzerinde bu kadar etkili olduğunu görmek, uzun yıllardır tıp ve insan ilişkileri okumuş benim için bile çok şaşırtıcı oldu. Gözlemlemesem inanamazdım. Anne karnında yaşanmış olayların bile hipnoza girmiş kişi tarafından bu kadar net tekrar yaşanabilmesi, ortaya çıkarılabilmesi, bir kadın doğum uzmanı olarak beni çok etkiledi. Açıkçası hipnozun, hipnozdaki kişiyi yaşantısının bu kadar eski dönemlerine götürebileceğini düşünemezdim.
Hipnoz ile yapılan çözümlemeler göstermiştir ki, çocukların hayatı öğrenmelerinde, ilk yaşlarda anne ve babanın gücü inanılamaz derecede önemlidir. Canlılar yaşamında, tek hücreliden insana doğru bir çizgi çizerseniz, insana doğru yaklaştıkça yavruların yaşamlarının ilk dönemlerinde anne babaya daha çok bağımlı olmaya başladığını görürsünüz. Bu ilk yıllardaki yaşam savaşında insanoğlunu nereye yerleştiriyoruz? Eğer bir insan yavrusu yaşamının ilk dört yılı içinde terk edilirse, yani ona bakacak hiç kimse olmazsa saatler içinde ölümle karşı karşıya kalması kaçınılmazdır. Öte yandan ebeveyn etkisi, öğrettikleri, on yıllarca süren bir güce sahiptir. Bu etki ebeveyn eğitiminin, bakımının önemini gözler önüne sermektedir.


Hipnoz çalışmalarının öğrettiği bir şey daha var. İyi anne baba olmak istiyorsanız daha çocuğunuzu doğurmadan, hatta gebe kalmadan önce eğer içinizde size rahatsızlık veren, olumsuz işlediğini düşündüğünüz programlar var ise, öncelikle bunları yok edecek çareler aramalısınız. “Ne gerek var?” diyebilirsiniz. “Benim yaratılışım bu” diyebilirsiniz. “Ben çevremle barışığım” diyebilirsiniz. Ama bilin ki tüm çevreniz kendi içindeki sorunları, çocukları üzerinde şiddet uygulayarak çözmeye çalışan anne ve babalarla dolu.
Ne yazık ki, çocukların çok azı, karşılıksız sevgi veren ailelere sahip olma şansına sahip. İşte bu çocuklar, büyük olasılıkla, ileride kendileri de çok iyi anne ya da baba olacaklar. Anne-baba adayları böyle uygun bir çevrede büyümemiş olsa da, yapılacak şeyler var. Bu kişileri iyi anne babalığa yöneltmek için hipnoz-analiz modelimizi başlangıç noktası olarak kullanabiliriz.
Yıllarca iyileşmeden sürmüş olan kronik hastalıkların hipnoz-analizlerinin ortaya çıkardığı değişmez bir gerçek var. Bir canlı ana rahmine düştüğü andan 12 yaşına kadar geçen sürede en önemli olan şey nedir diye sorarsanız yanıt şu. Çocuğunuz sizin tarafınızdan istendiğini düşünüyor mu? Ya da çocuğunuz, o olmasaydı, sizin daha az mutsuz olacağınızı hissediyor mu? Tüm sorun burada yatıyor. Bilirsiniz, çocuklarına her türlü olanağı sağlayan aileler vardır. Oyuncaklar, para, özel oda, bakıcılar v.s. Ama bunları sağlayan anne babalar öte yandan çocuk ile aralarına bir mesafe koymuştur. Odasına kapatır, konuşmaz, görüşmezler çocuk ile. Hipnotik analizler böyle anne babasından uzak mesafede yetişen çocukların, büyüdükten sonra bile bilinçaltlarında anne babasını memnun etmeye çalışan bir taraf olduğunu gösteriyor. Bu tip ailelerin aksine bağıran, çağıran, vuran, çocuklarını terorize eden ama yine de bütün bu hengâme arasında her nasılsa çocuklarına tam anlamıyla sahip çıkmış aileler vardır. Bu ailelerin çocuklarına verebildikleri tek mesaj, onların bir aile olduğu ve hangi tehdit altında olurlarsa olsunlar bu bütünlüğün bozulmayacağı olmuştur. Bu bozuk görünen dinamik içinde birçok sağlıklı insanın büyüdüğü gözlemlenmiştir. Böyle bir eğitim mi öneriyoruz ? Tabii ki hayır. Bu karşılaştırma bize çocuk büyütülürken neyin daha önemli olduğunu gösteriyor.
O halde, çocuk isteyen anne babalar! Öncelikle çocuğunuzu planlayın. Ve bebeğiniz anne rahmine düştüğü andan itibaren çocuğa onun istenen bir varlık olduğunu hissettirin. Çocuğa onun değerli bir varlık olduğunu belirleyen ona karşı olan davranışlarınız olacaktır, söylemleriniz değil. Çocuğunuza gözlerinizi çevirdiğiniz zaman, onun bu dünyadaki varlığıyla takdir edildiğini, beğenildiğini hissetmesini sağlayın. “ SEN BİZİM İÇİN ÖNEMLİSİN VE DEĞERLİSİN”. Anne babalıkta bundan daha önemli bir kural yoktur.


Anne karnına kadar geriletilmiş olan hipnoz-analiz hastalarının öğrettiği önemli bir şey daha var. “Karnınızdaki bebekle konuşmak.” Sözlerinizi çocuğunuz çok sonra öğrenecek. Ama bebeğin beynindeki kayıt sistemleri gebe kalındıktan kısa bir süre sonra çalışmaya başlar ve duyduğu hissettiği sesleri elektriksel akımlar şeklinde kaydeder. Annenin duyguları doğmamış bebeği şüphe götürmeyecek bir belirginlikle etkilemektedir. Gebelik boyunca kaydedilmiş olan kelimeler daha sonra yaşam üzerinde etkili olur. İyileşmeyen hastalıkları olan hastalara uygulanan hipnoz-analizler bu durumu gayet güzel ortaya koyar. Ailenin hatırladıklarından ve kayıtlardan belirtilerin 2–4 yaş arasında başladığı bilinir. Ama nedene yönelik hipnotik araştırma anne karnına kadar götürür. Hastalığı ilk başlatan olaylar anne karnındayken yapılan olumsuz kayıtlardır. Sözlerin anlamını öğrenmeye başladıktan sonra beyinde depolanmış olan o anlamsız bilgiler birden bire anlam kazanır ve bilinçdışında yerleşmiş inanç sistemleri haline döner.









YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...