ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HİPNOZ TEKNİKLERİ

HİPNOZ TEKNİKLERİ

16 Ağustos 2009 14:57
Yorum Sayısı :0  Okunma : 760

HİPNOZ TEKNİKLERİ

     İnsanlık hipnozla ilgilendiğinden beri çok sayıda hipnoz tekniği geliştirilmiş, geliştirilen her yeni teknik bir sonraki tekniğe temel oluşturmuş ve böylece daha kolay uygulanabilir teknikler ortaya çıkmıştır.

FİZİKSEL TEKNİKLER

Fiziksel teknikler; insanların dikkatleri görme, işitme ya da dokunma duyularına toplanmayı amaçlayan uyarıcıların kullanılmasına dayanmaktadır. Oluşan etkiler duyu organları üzerine yavaş ve tek düzenli (monoton); çabuk ve şiddetli uyarılarda bulunur. Her duyu or­ganına yapılan özel etkilerden dolayı çeşitli sonuçlar göste­ren duyusal araçları sıralarsak:

a- Görme duyusunun uyarılması : Ani ve güçlü (ışık); sürekli ve zayıf (gözlerin bir noktaya odaklanmasını sağlayan) uyarıcılar. Charcot şiddetli ışığı kişinin yüzüne birdenbire tutarak hipnoz gerçekleştirirdi. Yayıl­mayan hafif bir ışık gözlerden biraz uzakta tutularak; parlak bir noktaya ya da operatörün gözlerine bakılması sağlanarak da kişi hipnoza alınabilir. Örneğin bir sarkaç, ışıklı bir küre ya da bir bilgisayar ekranı. Tek bir objeye ya da noktaya göz fiksasyonu, göz açıp-kapatma tekniği, mum ale­vi üzerine meditasyon ve diğer teknikler.

b- İşitme duyusunun uyarılması: Güçlü ve ani (tam tam, gonk ve tef sesleri) sesler; zayıf ve devamlı (saatin tik takı, hipnozitörün monoton sayı saymaları, metronomun düzenli sesi) sesler. Müzik, teybe konuşma, sayma, bir hipnozitörin ya da başka bir hipnotizörün telkinlerini dinleme veya basit ritmik bir sesi dinle­mek gibi. Annelerin yavrularına söyledikleri ninniler, rüzgarın uğultusu, dalga sesleri birçok kimse üzerinde normal bir uyku meydana getirir.

c- Dokunma duyusunun uyarılması: Birçok kişide beklenmedik dokunmalar, bazı bastır­malar, dış çevrenin ısısını yükseltmek veya düşürmek; özel­likle bunu bedenin bazı bölgelerinde yapmak hipnozu gerçekleştirir. Alnı okşamak, parmak uçlarını sıkmak, elle yada çeşitli cisimlerle yapılacak yumuşak ve ritmik temaslar, başın tepe kısmını ovmak hipnozu kolaylaştırıcı olurken; bazen de başlı başına hipnotik etkiler gösterebilirler. Üst deri uyarmaları, yumurtalık bölgesinin (hipnotik bölgelerden biridir) hafif basıncı hipnoza elverişli şartlar yaratabilir. Göz küresine, işitme yolunun dış giriş yerine yapılan basınçlar sonuçta görme ve işitme merkezlerinde bir yorgunluk oluş­turur. Aşamalı kas relaksasyonu, "manyetik parmaklar" denen bir teknik ve kata­lepsi meydana getirme gibi

PSİKOLOJİK TEKNİKLER

      Psikolojik teknikler; hipnoza uygun ama inançları, düşünceleri ya da önyargıları nedeniyle hipnoza kuşkuyla bakan insanların hipnozlarında kullanılan tekniklerdir. Bu gibi kişilere; hipnozun bir kimsenin bir başkasını kontrolü altına alması olmadığı; hipnozun, dikkatin bir noktada toplanması olduğu anlatılır. İnsanların kendi kendilerine bile iyi konsantre olmakla bu durumu yaşayabileceği örnekleriyle açıklanır. Bu konuda eğer isterse kendisine rehberlik edilebileceği şeklinde telkinlerde bulunularak hipnoza başlanır. Bunun doğal bir süreç olduğunu fark etmesi için taraftarı olduğu takımın maçını izlerken (ya da sevdiği diziyi seyrederken) telefon veya kapı zilini duymadığı anlar olup olmadığı sorularak bunları hatırlaması istenebilir. Önemli bir sınava hazırlanırken nasılda dış dünyadan koparak yalnızca ders notlarına yoğunlaştığı anlardan örnekler hatırlaması sağlanır. Hipnozda yaşayacağı duygunun derin bir rahatlama ve gevşeme hissi olacağı söylenerek, tam uykuya dalmadan hemen önce benzeri duyguyu her gece yaşadığı ifade edilerek kişi ikna edilebilir.

      Bunların dışında bazı insanlar ise normal şekilde uyumak için kendilerini sonsuz dehlizlerin içinde ya da boşlukta olduklarını veya giderek yükseldiklerini düşü­nürler. Bu teknik psikolojik yolla, hipnoz halini doğurabilir. Düşünmek ve imajine etmekten vazgeçerek veya anlaşılmaz şeyler üzerinde düşünceye dalarak zihnin yorulmasıyla bazı insanlar kendiliklerinden hipnotik hale geçer­ler.

ŞAŞIRTMA TEKNİKLERİ

     Şaşırtma teknikleri; hipnoza bilinçaltı direnç gösteren veya verilen telkinlere dikkatini toplayamayan ya da siz, "Şimdi sağ kolunuza dikkatinizi toplayın" dediğinizde tersine sol kolunu düşündüğünü fark ettiğiniz zıt kutuplu kişilerde kullanılan tekniklerdir. Bu tekniğin esası verilen telkinlerin sık sık değiştirilmesi, benzer ya da çağrışım yapan sözcüklerin seçilerek kişinin dikkatinin dağıtılması ve böylece zihinsel olarak sürekli meşgul edilmesidir. Sürekli kişinin dikkatini başka noktalara çeken ama aslında dikkatinin hep sizin söylediklerinizde kalmasını sağlayacak telkinlere devam edilir. Bu yöndeki telkinler sonucunda kişi transa girmiş olacaktır.

ELEKTRONİK TEKNİKLER

      Düzenli frekanslarla yanıp sönen lambaların mental etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bu şekilde düzenli frekans özellikleri gösteren, ses, ışık, ve çeşitli elektriksel dalgalardan hipnotik trans elde edilmesinde de faydalanılmaktadır. Bu amaçla çok çeşitli teknikler geliştirilmiştir. EKG, EEG dalgaları veya solunum düzeni ile uyumlu ışık, mekanik veya elektrik dalgaları oluşturan düzeneklerle hipnoz elde edilebilmektedir. Bu şekilde; göğüs üzerine yerleştirilen bir aparatla nefes alıp verme ile doğru orantılı olacak şekilde artarak ışıyan ve azalarak sönen bir ışık kaynağı, ya da EEG dalgaları ile uyumlu bilgisayar ekranı görüntüleri kullanılmaktadır.

      Gerçekte iki farklı indüksiyon türü vardır: Lineer ve analog. Lineer olan sol, analog olan ise sağ beyine karşılıktır. Lineer bir indük­siyon, örneğin basitçe saymak (1,2,3, ...) ya da imajine edilmiş mer­divenlerden inmek şeklindedir. Analog indüksiyona bir örnek ise bilinçdışı akla, ''Transa girmek için ne yapmaya ihtiyaç du­yuyorsan onu yap ve hazır olduğun zaman işaret ver." demek şeklindedir. Bilinçdışı akıl bu bilgiyi alıp onu bir zihinsel faaliye­te dönüştürerek kendisini trans haline sokabilir. Ya da R. Bandler'ın yaptığı gibi kişinin başı tutup beklenmedik bir anda ve beklenmedik bir şekilde hızla sağa sola sallayıp hey bilinçaltı mısın nesin çabuk transa gir diye bağırmak da analog transa bir örnektir. Burada aynı zamanda şaşırtma ile aşırı yükleme bir arada kullanılmıştır.

       Analog indük­siyonda zihne "Daha yaratıcı ol!" gibi şeyler söylenebilir. "Daha yaratıcı" olmaya götüren birtakım mantıksal adımlar olmadı­ğından, zihin manayı anlamalı ve amacına doğru sibernetik olarak, yani kendi kendini ayarlayan bir geri besleme sistemi olarak ilerlemelidir.

KLASİK TEKNİKLER

DELEUZE TEKNİĞİ: Deleuze' a göre hipnoz edilecek şahısla hipnoz edecek şahıs tam bir uyum içinde olmalıdır. Deleuze tekniğinde; hipnozitör kişinin baş parmaklarından tutar, 2-15 dk. bekler. Bu sırada hipnozitör sürekli kişinin gözlerine bakarak kişinin dikkatini kontrolü altına almaya çalışır. Daha sonra ellerini kişinin omuzları üzerine koyar. Bir müddet böyle bekledikten sonra omsuzundan kaburga kemiklerine doğru yaygın şekilde "Paslar" yaparak ve aynı anda telkinler vererek kişiyi hipnoza alır.

DR. BRAID TEKNİĞİ: Dr. Braid'a göre hipnoz gözlerin yorulması ile başlar ve derinleşir. Bu metodun uygulanmasında hipnozitör kişinin karşısında durur ve elindeki parlak cismi (saydam küre, çeşitli metal cisimler vb.) kişinin gözlerine 45°lik açı yapacak şekilde tutar. Bu sırada kişi telkinle şartlandırılır. Eğer kişi hipnoza yatkın ise dikkatli bakmasından dolayı göz kasları yorulacak, göz bebeği pupillası önce daralacak sonra genişleyip sabit bir pozisyonda matlaşacaktır. Burada dikkat edilecek nokta kişinin gözlerini kırpmamasıdır. Kişinin iyice yorulduğu fark edildiğinde göz kapakları kapattırılır ve hipnotik telkinlere devam edilir. Örneğin:

       Bakışların nesnede sabit şekilde tutulması hem dış dünya­nın uyarılarından mümkün olduğu kadar zihni korur, hem de göz yor­gunluğundan doğan sinirsel bir gerilimin, özel bir uyanıklık ve dikkat halinin oluşmasına neden olur. Bu durum telkinin etkisini artırır. Nesneye sabit bakma yoluyla oluşan hipnozda kişiden bir cisme, tercihen parlakça bir cisme bakması istenir. Cisim gözlerden 20 – 25 santim uzakta ve göz seviyesinden yukarıda olmalıdır. Parlak cisim hipnotizörün gözleri, beyaz taşlı bir yüzük vs. de olabilir:

     Rahatça oturunuz ve kendinizi bırakınız. Vücudunuzun her adalesi gevşek olmalıdır. Bütün vücudunuz rahatlıyor ve gevşiyor. Bacaklarınız, kollarınız... Karın ve sırt kaslarınız gevşiyor. Yüz kaslarınız… göz­lerinizin etrafındaki kaslar gevşiyor. Tamamen gevşediniz… Gayet ra­hat ve sakın durumdasınız. Zihninizi meşgul eden düşünceler giderek kayboluyor... Zihninizi tamamen boşaltınız...

      Kendinizi deniz üstünde hafif hafif sallanan bir kayıkta gibi hissediyorsunuz. Tatlı bir sükûnet vücudunuzu ve zihninizi dolduruyor... Etrafınızla olan ilginiz giderek azalıyor ve sadece benim sesimi işitiyorsunuz… Sesim sizi rahatlatıyor... Sesim sizi hafifletiyor… Tamamen gevşemiş durumdasınız... Şimdi gözlerinizi açınız ve dikkatle elimdeki şu parlak cisme bakınız... . Dikkatle bakınız... sanki gözünüzün önünden kaçacakmış gibi onu dikkatle gözleyiniz... gözlerinizde bir ağırlık... bir iğnelenme hissediyorsunuz. Göz kapaklarınız ağırlaşıyor… bir yorgunluk hissediyorsunuz... gözleriniz kırpılıyor, yaşarıyor, İğneleniyor... Sesimi işitirken... giderek daha çok gevşeyeceksiniz… Sabit şekilde bakmaya devam ediniz. Cisim giderek sisle­niyor.. bulanıklaşıyor... ikileşiyor... Göz kapaklarınız çok ağırlaştı... onlarla beraber bütün vücudu­nuzda bir ağırlık var... bütün organlarınız... kollarınız, bacaklarınız... kurşun gibi ağırlaşıyor... Bu ağırlığı giderek daha çok hissediyorsu­nuz. Vücudunuz ağırlaştıkça göz kapaklarınız... göz kapaklarınız ağırlaştıkça vücudunuz ağırlaşıyor. gözlerinizi artık açık tutamazsınız… aşağıya doğru çekiliyor... gözleriniz çok yorgun... iğnelenme ve ya­şarmaya devam ediyor... gözlerinizi kapatmak ihtiyacındasınız… kırpı­lıyor.. kapanıyorlar... kapanıyorlar... göz kapaklarınız çok ağır... kapanıyorlar... açık tutamazsınız... kapanıyorlar. Evet tamamen kapan­dılar...kurşun gibi... ağırlar... Üçe kadar sayacağım: sımsıkı kapanacaklar... yapıştırılmış gibi... sımsıkı kapanacaklar... bütün vücudunuz çok ağır ve gevşek durumdadır. bir... tamamen ağırlaştınız... etrafınızla olan ilginiz tamamen kesildi... iki... başınız çok ağır... uyku­nuz var. üç... gözleriniz sımsıkı kapandı ve derin bir uykuya girdiniz... Derin bir şekilde uyuyorsunuz... gözlerinizi kesinlikle açamazsınız... Gayet rahat… sakin… huzur içinde ve mutluluk dolusunuz... Rahat, sakin ve düzenli nefes alıyorsunuz... kalbiniz sakin ve güçlü olarak atıyor…

      Bu tür bir telkin türüyle hipnotik şuur hali meydana getirilebilir. Hassas kimselerde en ez on dakika ve en çok yarım saat içinde hipnotik trans hali meydana gelmektedir.

 

DR. BERNHEIM TEKNİĞİ: Bernheim telkini büyük bir ustalıkla kullanan bir hipnozitördür. Ona göre kişi ilk önce yapılacak işin zararsız olduğu bilincine varmalıdır. Hipnozitör bunu sağladıktan sonra; “gözlerime dikkatle bakınız ve yalnız uykuyu düşününüz.. Göz kapaklarınız ağırlaşıyor.. gittikçe daha çok ağırlaşıyor. Daha ağır... artık karşı konulmaz bir güç onları birleştiriyor. Gözleriniz kapanıyor.. kapanıyor...” şeklinde telkinler vermeye başlar. Kişi dayanamayıp gözlerini kapattıktan sonra da hipnozun derinleşmesini için telkinlere devam eder. Örneğin:

      Bütün dikkatiniz benim gözlerimde yoğunlaşıyor... sadece gözlerimde. Başka bir şey yok... gözlerimden başka bir şey yok... Sadece benim gözlerimi görüyorsunuz... sabit bir şekilde... yoğunlaşmış bir halde... ve sadece benim sesimi duyuyorsunuz. Sizin için sadece sesimin önemi var, başka bir şeyin değil... Benim sesimden başka duyduğunuz her ses sizin duyarsızlığınızı artırıyor. Sizin için sadece sesimin önemi var... kendinizi çok iyi hissediyorsunuz, çok iyi. Derin… sakin… yavaş ve düzenli soluk alıyorsunuz… Her soluk alışta, her soluk verişte kendinizi daha iyi, daha sakin, daha yatışmış hissedi­yorsunuz. Bedeninizdeki bütün kaslar gevşiyor... rahatlıyor, bütün kaslarınız... parmaklarınızdaki kaslar gevşiyor, elleriniz esnek, tamamen rahatlamış ve iyisiniz... çok iyisiniz, solunu­munuz derin, sakin, yavaş ve düzenli. Kalbiniz sakin ve kuvvet­li atıyor... sakince... kuvvetlice...

     Elleriniz gevşemiş, tamamen gevşemiş ve bu güzel gevşeme kollarınızı sarıyor. Kollarınızdaki kaslar tamamen özgürle­şiyor... kendilerini tamamen bırakıyorlar... rahatlamanız her soluğunuzda derinleşiyor... daha da iyisiniz, sakin ve gevşe­miş... Şu anda yüzünüzdeki bütün kaslar gevşiyor, gözlerinizin, ağzınızın çevresindeki kaslar rahatlıyor... bu çok iyi, çok iyi... rahatlamanız gittikçe artıyor... her soluk alışta ve verişte ra­hatlamanız daha da artıyor, sakin ve gevşek...

     Böylece, bu işleme boyun, omuz, göğüs kafesi, karın ve ba­cak kaslarını gevşeterek devam edilir. Kasların gevşemesini kişinin bir eli kaldırılarak kontrol edilir. Gevşeme gerçekleşmişse eli ağırlaşmış olarak yanına düşer. Aksi takdirde, olayı gerçekleştirince kadar telkinler sürdürülmelidir. Bu noktada neler olur? Yapılan gözleri sabitleme oyunu, kişinin gözyuvarlarını yukarı doğru yöneltir. Gözkapaklarını kaldıran kaslar felç olur. Kişinin bütün kasları tamamen gevşemiştir, göz kapaklarının kasları da. Dolayısıyla, doğal olarak, gözler kendiliğinden kapanır. Bu gevşemedir, ama kişi uyumaz. O andan itibaren şu telkinlere geçilir:

     Tamamen sakinsiniz ve gevşediniz... çok iyisiniz... sakin ve gevşek... hoş bir rahatlık duygusu bütün bedeninizi sarıyor ve solunumunuz sakin, derin, yavaş ve düzenli, kalbiniz yavaş ve kuvvetli atıyor. Şimdi eliniz ağırlaşıyor, ağırlaşıyor, ağırlaşıyor, bütün eli­nizi hoş bir ağırlık duygusu sarıyor... eliniz bir kurşun gibi ağır, bir kurşundan da ağır!

     Kişi artık telkine hazırdır, bu yine kişinin eli birkaç santim kaldırılıp bırakılarak kontrol edilir. Eli ağırlaşmış olarak düştüğü görüldüğüne. hemen bu telkinlerle vurgulanır:

     Şimdi, elinizin çok ağır olduğunu hissediyorsunuz, bir kur­şun gibi... ve çok iyisiniz... tamamen iyisiniz... bu ağırlık ko­lunuzu kaplıyor... kolunuz uyuşuyor ve ağırlaşıyor... kurşun gibi ağır; başınız ağırlaşıyor, rahatlatacak kadar ağır... bir gevşeme başınızı sarıyor... göz kapaklarınız daha da ağırlaşı­yor, kurşun gibi...

Ve böylece bütün bedenle devam edilir. Ağırlık telkini, kişinin telkini kabulünü kamçılar. Öte yandan, gözkapaklarının bu ağırlık hissine, kasların rahatlaması da eklendiğinde, gözlerin açılmasını da engeller. Trans hali sıcaklık telkiniyle derinleştirilir:

     Bütün bedeniniz kurşun gibi ağır... Sakin ve gevşemiş... bir rahatlık hissi bütün bedeninizi sarıyor, güzel bir huzur ve ra­hatlama hissi var... tatlı bir sıcaklık hissi... hoş bir sıcaklık hissi elinizi, kolunuzu ve başınızı sarıyor... ve bütün bedeniniz hoş bir sıcaklık hissiyle yıkanıyor... Çok derin bir rahatlama hissediyorsunuz... sakin... gevşemiş... sıcak... çok derinlerinizde, ruhunuz bütün düşüncelerden kurtulmuş... başka hiçbir şey yok... hiçbir şey... uyumak istiyorsunuz... uyumak... de­rin ve huzurlu uyumak... kalbiniz sakin ve kuvvetli atıyor, sa­kince ve kuvvetlice, kalbinizin sakin ve huzurlu attığını hissedi­yorsunuz, kalbinizin rahatlatıcı ritmini hissediyorsunuz, rahatla­manız çok derin; kalbiniz sakin ve kuvvetli atıyor, sakin ve kuvvetli... ve uyumak istiyorsunuz, bu uyuma isteğine karşı koymak istemiyorsunuz... derin uyumak... çok daha derin... uyumak... uyumak...

   Birdenbire tekdüze ses bırakılır, son telkin emredilerek veri­lir:

Uyuyun!

     Kişinin göz kapaklarının kapanmasından sonraki durum, kişinin algılamasına göre az çok derindir. Transın derinleşmesi isteniyorsa, kasılmalarını sürdürmesi istenmeye devam edilir. Buna katalepsi denir. İkna edici bir sesle telkin edilir:

     Yine elinizin tüm kasları kasılıyor, parmaklarınızın tüm kasları geriliyor... daha da çok geriliyor... karşı koymak iste­miyorsunuz... gerginlik kolunuzu sarıyor... bütün kolunuzu kaplıyor... kolunuzun bütün kasları geriliyor... karşı koyama­yacağınız bir biçimde daha da geriliyor... daha da gergin... kolunuz tamamen hareketsiz... kolunuz çelik bir çubuk gibi sert... Böylece bütün bedenin kasılmasını sağlanıncaya kadar de­vam edilir:

     Bedeniniz çelik bir çubuk gibi sert, bedeninizdeki bütün kaslar son derece gergin... sert... kolunuzu bükmeniz olanaksız…­ ne kadar çabalarsanız o kadar başaramıyorsunuz ve kasıl­manız artıyor, uykunuz derinleşiyor... derinleşiyor... rahatsınız... çok rahatsınız... hareket etmeniz imkansız, çelik bir çu­buk gibi sertsiniz.

      Bu durumda kişiyi iki destek arasında, bir yana ensesini bir yana bacaklarını dayayarak durdurabilirsiniz. Bu şartlarda, kasılma öylesine kuvvetlidir ki korkusuzca kişinin göğsüne sahne hipnozlarında insanların çıkabildiklerini görebilirsiniz. Fakat çıkan kişinin ağırlığı doğru tespit edilmez ise çok önemli ve kalıcı rahatsızlıklara yol açabileceğinden yapılmaması en sağlıklı olan yoldur.

DR. BERILLON TEKNİĞİ: Dr. BerilIon hipnozu itaatsiz, yaramaz tabiatlı çocukları terbiye etmek ve akıllandırmak için kullanmıştır. Telkin ve hipnozun çocuklar üzerinde büyük bir etkisi olduğu ilk defa Dr. Berillon tarafından ileri sürülmüştür. Bu metotla hipnoz edilecek çocuğa müşfik bir tavırla yaklaşılır. Hipnozun korkulacak bir şey olmadığı telkin edilir. Daha sonra çocuğun gözlerine bakarak monoton bir şekilde gözlerinin yorulduğu ve az sonra derin bir uykuya varacağı telkin edilir. Genellikle çocukların büyük bir kısmı bu şekilde kolayca derin hipnoza girer. Burada dikkat edilmesi gereken husus çocuğun psikolojik yapısının bilinmesidir.

DR. LIEBEAULT TEKNİĞİ: Kişi oturtulur. Hipnotizör onun tam karşısına geçer ve kişinin iki kaşı arasına bakar. Kişinin bakışlarının ise kendi gözlerinde olmasını ister. Liebeault'a göre hipnoz tamamen telkin alma kabiliyetine bağlıdır. İyi verilen bir telkinde kişileri hipnoz etmek çok kolay olur. Hipnotizör kişinin tam karşısında gözleri onun gözlerinden 20-30 cm yukarıda ve 20-25 cm uzaktadır. Bakışlarını kişinin iki kaşı arasına yöneltmiştir. Kişiye şu şekilde telkin verir. “Bakışlarınızı gözlerinizi, kırpmadan gözlerime doğru çevirin. Sabit bir şekilde bakmalısınız. Zihninizi boşaltın... Hiç düşünmeyin... Sadece uyumayı düşünün. Vücudunuz gittikçe ağırlaşıyor…­ Zihninizi tamamen boşaltıyorsunuz... Artık uyumak istiyorsunuz. vücudunuz daha da ağırlaştı... Artık uyumak istiyorsunuz... Göz kapaklarınız kapanıyor... yavaş yavaş aşağı çekiliyor... Göz kapaklarınız çok ağırlaştı... Kapanıyor.”

P. C. JAGOT TEKNİĞİ: Kişi rahat bir koltuğa oturtulur. Mümkünse ışık arkasından gelecek şekilde ayarlanır. Hipnozitör kişinin önünde ve ayakta durur. Kişinin baş parmaklarını hipnozitör tutar ve tırnaklarının köklerine doğru basınç uygular. Sonrada telkinlerle kişiyi gevşetme ve rahatlatma aşamasına geçilir: “Bütün vücudunuz rahat bir halde… kollarınız… bacaklarınız… ve boynunuz tamamen gevşedi… çok sakin ve rahat bir haldesiniz… tıpkı durgun bir göl gibi…” Bu rahatlığı sağladığını görünce, hipnozitör şöyle devam eder: ”Tatlı ve derin bir uykuya dalacaksınız… hiçbir rahatsızlık duymayacak, çok hoş bir huzur ve sükunet duygusu sizi tamamen saracak. Yumuşak, hoş bir uyuşukluk sizi sardıkça uykunuz artacak… ve bu hal size derin bir haz ve dinlenmişlik hissi verecek…” diye devam edilerek trans derinleştirilir.

     Bu telkinlere devam edilirken göz bebeğinin daralıp, genişlemesi ve göz kapaklarında irade dışı çok hafif titreşimler olmaya başladığında ise telkine şöyle devam edilir: "Göz kapaklarınız artık tamamen kapanıyor... Karşı koymayınız... karşı koydukça daha da kapanıyor… Tamamen kapandı."Artık kaldıramıyorsu­nuz…kapandı... Hiç açılmıyor... uyuyun… daha derin uyuyun..”

    Kişi telkine tepki vermişse trans derinleştirilir. Telkine yanıt vermezse göz kapakları elle kapatılır ve bir süre orada tutulur. Telkinlere devam edilir.

GÜNCEL TEKNİKLER:

Eski hipnozitörler tarafından kullanılmış ve klasikleşmiş bu tekniklerden başka geliştirilmiş bazı yeni teknikler de bulunmaktadır. Bu tekniklerden bazıları:

HAYALİ YAZI TEKNİĞİ: Kişinin gözleri kapattırılır ve kendisini büyük bir sınıfta olduğunu ve karşısında büyük bir yazı tahtası olduğunu düşünmesi söylenir. Bunu hayal edip etmediği sorulur. Olumlu cevap alınınca kişiye tahtaya bir çember çizmesi söylenir. Tekrar hayali kontrol edilir. Çemberin içine bir "a" çizdirilir. Sonra sildirilir, "b" çizdirilir, sildirilir. Bu şekilde alfabe tamamlanır. Örneğin hipnozitör şu telkinlerde bulunabilir: “Şimdi bir karatahtaya baktığınızı hayal etmenizi istiyorum. Ka­ratahtanın üzerinde bir daire var. Dairenin içine Z den başlayarak alfabeyi tersten yazacağız. Her harfi dairenin içine yazdıktan sonra sileceksi­niz ve kendinizi daha fazla ve derinlemesine rahatlatacaksınız.

     Şimdi karatahtayı hayal edin. Daireyi hayal edin. Dairenin içine Z harfini yazın. Şimdi Z'yi silin ve daha derine inin. Dairenin içine Y harfini yerleştirin ve silin, daha derine gidin. V ve silin daha derine, Ü ve silin, U ve silin, T ve silin, Ş ve silin, S ve silin, R ve silin, P ve silin, Ö ve silin, O ve silin, N, silin ve daha derine, M silin, L ve silin, K ve silin, J ve silin, İ ve silin, I ve silin, H ve silin, G ve silin, F ve silin, E ve si­lin, D ve silin, Ç ve silin, C ve silin, B ve silin, A ve silin. Şimdi daireyi silin ve karatahtayı unutun. Daha derinden rahatlayın. Oturduğunuz (uzandığınız) koltuğunuza gömülün, bedeniniz ve zihniniz giderek daha derin bir gevşeme­nin içine gömülsünler; her solukla daha derine.” Bu arada uygun kişiler derin bir hipnoza girmiştir. Aynı hayali çemberin içine giderek büyüyen rakamlar yazdırılarak hipnoz derinleştirilir. Hipnoza gerçekte pek uygun olmayan kişilerin bile bu yöntemle kolayca ve derin hipnoza girebildikleri gözlenmiştir.

KUM SAATİ TEKNİĞİ: Bu da mükemmel bir tekniktir. Kişi bir kum saatinin karşısına oturtulur. Yukarıdan aşağıya düşen kumlan izlemesi söylenir. Baktıkça gözlerinin yorulacağı ve derin bir uykuya gireceği düşen her kum tanesinin uykusunu bir kat daha' arttıracağı telkin edilir. Bu şekilde 15 dakika kadar telkinlere devam edilir. Bu şekilde hipnoza uygun kişilerin çok derin transa girmeleri mümkündür.

ÇEMBER TEKNİĞİ: İçinde birçok noktanın bulunduğu bir çember çizilir. Kişi bunun karşısına oturtulur ve bu noktalardan birine dikkatle bakması, bütün dikkatini bu noktayı takipte tutması söylenir. Zamanla her nefes alışverişte gözlerinin ağırlaştığı, üzerine büyük bir uyku çöktüğü telkin edilir. Bu şekilde 5-15 dakika kadar telkinlere devam edilir. Kişinin yorulduğu ve hipnoza girdiği gözlendiğinde telkinlerle hipnoz derinleştirilir.

AŞAMALI GEVŞEME TEKNİĞİ: Bu etkili hipnoz tek­niği, aşamalı gevşemenin basit bir şekli olup, düzenli evrelerle bedendeki kasların gerilmesi ve gevşetilmesiyle gerçekleşen kinestetik bir tekniktir. Bunun için hipnozitör kişiye şu telkinleri verir:

“Sizi hiç kimsenin rahatsız etmeyeceği bir yer bulun. Rahatça koltuğa oturun, eğer isterseniz divana veya yere uzanabilirsiniz. Sıkı giysilerinizi gevşetin. Kendinizi iyice rahatlatın. Kemiklerinizi ve kaslarınızı düşünün ve onların ağırlıklarını yerde hissedin. Gözlerinizi kapatıp, yavaş yavaş derin bir nefes alın. Nefes verin. Nefes verirken, gerginliğinizin uzaklaşmaya başladığını hissedin ve kendi kendinize gevşe komutu verin. İkinci kez yavaş yavaş, derin nefes alın, nefesinizi verirken gerginliğinizin de nefesinizle uçup gittiğini hissedin. Gevşeyin. Üçüncü kez yine çok yavaş, derin nefes alın. Verin. Gerginliğin kaslarınızı terk ettiğini düşünün. Ve yine kendi kendinize gevşe komutu verin.

      Şimdi ayak parmaklarınızı olabildiğince gerin. Sonra onları olabildiğince kıvırıp sıkın. Ben 1'den 5'e kadar ağır ağır sayarken, ayak parmaklarınızdaki sıkı gerginliği hissedin. Şimdi gevşeyin ve gerginlikten kurtulmanın zevkini çıkartın.

      Şimdi bacağınızın alt kısmındaki kaslarınızı ve ayak parmaklarınızı gerin. Bu kasları olabildiğince gerin. Biraz daha gerin. Ben 1 'den 5'e kadar sayarken gerginliği bedeninizle ve aklınızla hissedin. Şimdi gevşeyin, kaslarınızın gevşediğini, rahatladığını hissedin. Gevşetin, rahatlayın. Şimdi bu kaslarınıza biraz daha gevşemelerini söyleyin.

     Şimdi kalçalarınızı sıkın. Kalçalarınızı sıkarak durun ve 1… 2… 3… 4… 5… ve şimdi gevşeyin.

     Belinizden aşağıdaki ve kamınızdaki kasları gerin. Bütün bedeninizin nasıl gerildiğine dikkat edin. Kaslarınızı biraz daha sıkın. 1… 2… 3… 4… 5… Gevşeyin, kendinizi bırakın ve gevşeyin. Bütün kaslarınızdan gerginliğin uçup gittiğini hissedin. Bedeninizdeki kasları biraz daha gevşetin. Ne kadar rahatladığınızı hissedin.

     Şimdi gövdenizin üst kısmındaki kasları sıkın. İki omzunuzu yukarı kaldırın. Göğsünüzdeki ve sırtınızdaki kasları sıkın. Biraz daha sıkın, bedeninizdeki gerginliği hissedin... 1… 2… 3… 4… 5… Ve gevşeyin. Nefes verirken sırtınızdaki ve göğsünüzdeki kasların gevşediğini hissedin. Bütün gerginliğin yok olduğunu hissedin. Bu kaslarınızı biraz daha gevşetin.

     Şimdi kollarınızı gerip yumruklarınızı sıkın. Gerginliği iyice hissedin. 1… 2… 3… 4… 5… Şimdi gevşeyin. Kollarınızı yana indirin. Gerginlikten kurtulmanın keyfini çıkarın.

     Şimdi yüzünüzdeki kasları büzün. Yüzünüzdeki bütün kasları olabildiğince gerin. Çene kemiklerinizi gerin. Dişlerinizi sıkın. Kafa derinizi sıkın, gözlerinizi kısın. 1… 2… 3… 4… 5.. gevşeyin. Alnınızdaki kasları gevşetin, kafa derinizi gevşetin, ağzınızı, dilinizi ve boğazınızı gevşetin. Gözlerimizi dinlendirin. Bütün gerginliği ve sıkıntıyı uzaklaştırın. Yüzünüzün tüm kaslarını gevşetin. Şimdi aradaki farkı hissedin.

      Şimdi tüm bedeninizdeki kasları gerin. Ayak parmaklarınızdan başlayıp, bacaklarınıza doğru çıkın, kamınızı ve sırtınızı, göğüs ve omuzlarınızı, kollarınızı ve yumruklarınızı, boynunuzu ve yüzünüzü gerin. Olabildiğince gerin. Bütün bedeninizdeki kasları iyice sıkın. Böylece gergin durun. 1… 2… 3… 4… 5... Şimdi gevşeyin. İyice gevşeyin. Gevşeyin, rahatlayın, gevşeyin.

      Bütün bedeninize yayılan tatlı rehaveti hissedin. Rahatlamanın tadını çıkarın. Şimdi gevşemenin rahatlığını hissedin. Aklınızın gözüyle, başınızdan ayağınızın ucuna kadar bedeninizi hayalinizde gözden geçirin. Eğer gevşememiş kaslarınız varsa, onları gerin, gergin tutun, sonra gevşetin. Şimdi bedeniniz tamamen gevşedi. Tatlı bir rehavetin ayak parmaklarınızın ucundan başınıza kadar tüm bedeninize yayıldığını hissedin; bunun keyfini çıkarın. Bunu yaparken, gerginliklerinizin, üzüntülerini­zin, sorunlarınızın her nefeste çıkıp gittiğini, siz sadece gevşe­miş bir beden ve zihinle baş başa kalana kadar bunların bede­ninizi terk ettiğini zihinsel olarak canlandırın. Gevşemenin ne hoş bir duygu olduğunu hissedin. Başınızdan ayaklarınızın ucuna kadar rehavet bedeninizi sarıyor. Bu hissin zevkine varın. Artık tamamen gevşediniz..”

MANYETİK PARMAKLAR TEKNİĞİ: Bu teknik için hipnozitör şöyle telkinlerle başlayabilir: “Rahat bir sandalyeye oturun ve birkaç derin nefesle gev­şeyin. Avuç içleri dua edermiş gibi olmak üzere ellerinizi gev­şek bir şekilde önünüzde tutun. Şimdi elleriniz hafif bir yumruk olacak ve her iki elin eklem yerleri karşılıklı olarak birbirine de­ğecek şekilde parmaklarınızı içe doğru bükün. Her iki işaret parmağınızı iki paralel çubuk gibi ileri doğru uzatın. Bu pozisyonda rahatça oturarak, parmak uçlarını birbiri­ne çekecek şekilde iki parmak arasında manyetik bir çekim ol­duğunu imajine edin (zihninizde canlandırın). Birazdan bu iki parmağın beraberce yavaş yavaş hareket etmeye başladı­ğını göreceksiniz. Parmaklarınız siz ek bir çaba göstermeden birbirlerine doğru kolayca hareket ediyorlar… İki parmak birbirine yaklaşırken hipnozitör kişiye ‘giderek daha fazla gev­şiyorsunuz… parmaklar birbirine değdiğinde hafif bir hipnotik transa gireceksiniz.'

MANYETİK ELLER TEKNİĞİ: Hipnozitör kişiden ellerini avuç içleri birbirine bakacak ve aralarında yirmi santimetre kadar mesafe olacak şekilde tutmasını ister… Bundan sonra kişiye şöyle telkin vermeye başlayabilir: “Artık insan be­deninin manyetik bir alana sahip olduğunu biliyoruz. Ellerini­zin bu manyetik alanı gerçekten fark edip etmeyeceğinizi ya da imajinasyonunuzdan böyle bir duygunun gelip gelmeyeceğini bilmiyorum, ama sanki manyetik ellere sahipmişsiniz gibi avuç içleriniz arasında hissetmeye başlayacağınız manyetik kuvvete duyarlı olmak için kendinizi serbest bırakın. Ama henüz bu el­lerin hareketine izin vermeyin! Sadece elleriniz arasındaki kuv­vetleri hissetmek için kendinizi serbest bırakın. Bir manyetik kuvvetin cisimleri çekebileceğini ya da itebi­leceğini biliyoruz. Şimdi ellerinizin birbirini çekmeye başladığını hissedebilirsiniz…Eller birbirine yaklaşırken, sanki avuçlarınız arasında hafif bir süngeri sıkıyormuşsunuz gibi elektromanyetik bir direnç hissettiğinizi görebilirsiniz. Elleriniz bir­birine yaklaştıkça daha çok gevşiyorsunuz… Elleriniz birbirine temas et­tiğinde hipnotik bir transa giremeye başlayabilirsiniz…”

GÖZ FİKSASYONU TEKNİĞİ: Birkaç görsel indüksiyon tekniği vardır, ama göz fiksas­yonu bunların en basit ve en yaygın olanıdır. Örneğin bir cep saatini sarkaç olarak kullanıp iki yana sallayan sahne hipnotizör­lerini numara yaparken görmüş olabilirsiniz. Bununla beraber göz fiksasyonu bu kadar tiyatral olmak zorunda değildir; duvardaki herhangi bir nokta ya da tek bir eşya, göz fiksasyonu için bir obje görevi görür. Bir mum alevi olağanüstü bir obje olabilir, çünkü alev tek bir nokta etkisi yaratır ve hafif titreşimler hipnotik transın oluşmasına yardımcı olabilir.

     İster bir mum, ister duvarda bir nokta, ister herhangi bir obje kullanılsın, söz konusu objeye ya da noktaya kişi, kolaylıkla ba­kışlarını dikebileceğini rahat bir pozisyonda olması sağlanır. Birkaç derin nefes alması istenir. Derin derin nefes alırken bakışlarını tüm dikkati­yle noktaya yönelmesi telkin edilir. Kişiye, aldığı her nefesle daha çok gevşediği telkini verilir. Zihninden çeşitli sorun ve endişeler geçebileceği ve bunun normal olduğu, düşüncelerini tekrar gözlediğini noktaya yöneltmesi söylenir. Kişiye, giderek daha fazla gevşediği ve hipnotik bir duruma girdiği telkinine devam edilir .

GÖZ AÇIP - KAPATMA TEKNİĞİ: Bu, başka bir görsel indüksiyon tekniğidir. Diğer tekniklerde olduğu gibi Kişinin rahat bir şekilde oturması ya da uzanması sağlanır. De­rin ve düzenli bir şekilde soluk alması istenir. Hipnozitör yüzden geriye doğru saymaya başlar. Çift sayılarda kişinin gözlerini açması, tek sayılarda ise kapatması istenir. Sayılar sayılırken kişinin gevşek bir halde gözlerini açıp kapaması dikkatle takip edilir. Çünkü sayış hızı kişinin gevşemesine göre ayarlanacaktır. Aslında kişi gevşedikçe hipnotizörün sayış hızı da büyük bir ihtimalle yavaşlayacaktır, her sayıda kişinin gözlerini açmaya ve kapamaya devam etmesi sağlanır. Gözlerini doğal olarak yorulacak ve kapanmak isteyecektir. İyice gevşeyip transa girmeye hazır olduğunu hissettiğinde hipnozitör “bırakın gözleriniz kapansın” demelidir.

İMAJ TEKNİĞİ: İki tür imajla indüksiyon vardır: Yönlendirilen imaj ve kendi kendine yaratılan imaj. İmajların yönlendirildiği bir transta, bir hipnozitör ya da bir arkadaşınız bir manzara tasviri yapar ve siz zihninizde bu tasviri izlersiniz. Ya da böyle bir tasviri kendi sesinizde kasete okuyup dinleyerek de bu tekniği kullanabilirsiniz. Bu manzara huzur dolu bir ırmak kıyısı, bir deniz kıyısı ya da bir dağın yamacında sakin bir yeşillik olabilir. Daha doğrusu kendinizi nerede huzurlu hissediyorsanız orayı aynıyla veya istediğiniz gibi değiştirerek ya da zihninizde tamamen yeniden yaratarak imajine edebilirsiniz.

      Diğer indüksiyon tekniklerinde olduğu gibi söz konusu imajların amacı bedeni ve zihni gevşetmek ve bilinçdışını hipnotik telkini işitecek şekilde serbest bırakmak üzere bilinçli aklın kontrolünü devre dışı bırakmaktır. İnsanların çoğu aslında farkına varılan bir gündüz rüyası, bir hayal olarak bu tekniği sık sık kullanır. Hayal kurma, gevşemek için tümüyle doğal bir zihinsel tekniktir. Yaratıcı imajlarla, zihnin bu doğal yeteneğini, bilinçli aklı böyle bir manzaraya yönlendireceksiniz.   

 

Kaynak

http://www.insandan.com/hipnoz/hipnoz_cesitleri.htm 






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...