ANKET

hipnoz eğitimi almak istermisiniz



Tüm Anketler




Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Cinsel İşlev Problemleri

Cinsel İşlev Problemleri

21 Ağustos 2009 13:48
Yorum Sayısı :0  Okunma : 984

Cinsel İşlev Problemleri
Kadında Orgazm

Cinsel birleşmenin doruk noktası olan orgazm cinsel tatminin en yüksek derecesidir. Hemen hemen her kadın orgazma ulaşabilir. Bir zamanlar orgazm namuslu kadınların hiç başından geçmeyen bir şeydi. Bu anlayışa göre kadın kısmı dişini sıkıp cinsel birleşmeye katlanmak zorundaydı. Yani hafif kadınlar zevk alabilir ve bunu eşine hissettirir anlatırlardı. Seks terapistlerinin yaptıkları pek çok araştırma bu fikirlerin ne kadar yanlış, ne kadar doğruya aykırı, sağlıksız bir şey olduğunu ortaya koydu. Kadınlar cinselliğin zevkinden ve tatmininden yoksun bırakıldıklarını bazen de kendi kendilerini bıraktıklarını anladılar. Yani orgazm cinsel isteğin doğal sonucudur. 
Cinsel tepkileri normal olan her kadın cinsel birleşmede ya da mastürbasyonla her seferinde bir ya da birkaç orgazma ulaşabilir. Üstelik orgazm en yüksek cinsel tatmin biçimi olarak gereklidir. Orgazmın ilk işareti döl yolunun alt bölümlerinden başlayan ritmik kasılmalardır. Orgazm her iki eşte de aynı anda meydana gelebileceği gibi ayrı zamanlarda da olabilir. Dalgaları andıran kasılmalar döl yolundan döl yatağına geçerler. Sonra kadın bütün bedenini tatlı bir sıcaklığın kapladığını duyar. Soluk alma artar, kalp atışı hızlanır. Orgazmın sonuçlanmasından bir iki dakika sonra bunların hepsi normale döner. 

Kadın orgazmdan hemen sonra ikinci bir orgazma ya da peş peşe bir dizi orgazma geçebilir. Cinsel birleşme sırasında erkek eşi kesinlikle orgazma gelinceye kadar kendi orgazmını geciktirirse kadına bu bakımdan yardım etmiş olur. Kadın orgazm dönemini erkekten çok daha uzun süre uzatabilir. Erkek orgazmı en çok birkaç saniye sürdüğü halde kadın bir bir ardından bir dizi orgazma ulaşabilir. Bu süre yirmi saniyeden bir dakikaya kadar uzayabilir. Klitoris orgazmı olsun cinsel birleşme orgazmı olsun veya mastürbasyon yapılmış olsun kadın hepsinden aynı zevki almaktadır. Sonuç olarak kadınlar cinsel birleşmeden zevk almaya hakları olduğunu bilmelidirler. Her cinsel birleşmede orgazma ulaşmayabilirler. Bu son derece normaldir.

Masturbasyon

Özellikle ergenlik ve delikanlılık çağında evrensel bir cinsel boşalma yolu olan mastürbasyon genellikle bireyin ya da ailenin bu eyleme verdiği anlam ve önem oranında bir sorundur. Her masturbasyon dan sonra kendisini ağır bir suç, bir günah işlemiş gibi algılayan genç için yaptığı eylemin kendisi değil, katı suçlayıcı tutumu bir sıkıntı kaynağıdır. Üniversiteli bir genç masturbasyondan sonra o denli bir enerji yitimine uğradığını sanıyordu ki enerjiyi geri toplamak için odasına kapanıp yatıyordu. Bunun gibi kimi kişiler akıl hastalığı, verem, cinsel güçsüzlük gibi durumların doğabileceğine inanırlar ve böylece bu temelsiz inançlar yüzünden ağır çatışmalar ortaya çıkabilir. Kimilerinde de masturbasyon aşırı derecede sıklıkla yapılan tek doyum yolu olabilir. Bunlarda gerçek sorun bu kişilerin yalnızlıkları, ilişki kuramayışları, çevre ile ilgilerinin uğraşlarının azlığıdır.

Masturbasyon yalnızlığın, ilişki kuramayışın, ilgi ve uğraşı azlığının bir sonucudur. Yani sonuç olarak söyleyecek olursak masturbasyon yapmak ne tehlikeli ne sakıncalıdır. Rahatlıkla suçluluk ve korku duymadan yapılabilmelidir. Bunda herşeyde olduğu gibi aşırıya kaçıldığında ve karşı cinsle ilişki kurmaya tercih edildiğinde bir sorun teşkil edecektir. Böyle bir durumda bir psikologla görüşmeniz doğru olacaktır

Düşük SES’teki erkek ergenler mastürbasyonu kısırlaştırıcı olarak düşünür ve yüksek SES’ ergenlerine oranla daha az olasılıkla mastürbasyon sırasında fantazi kurarlar (Gagnon ve Simon 1973). Mastürbasyon üst SES’te daha kabul görücü iken, sıklıkla suçluluk ve anksiyete eşlik etmektedir (Kinsey ve ark, 1948). Ergenlikte, erkek çocukları kızlara oranla mastürbasyona çok daha açıktır . 15 yaş öncesi erkeklerin %80’i , kızların %20’si mastürbasyon yapmıştır (Kinsey ve ark 1948, 1953). Son zamanlardaki veriler ergen kızların %24’ü mastürbasyon yaptığına işaret etmektedir (Coles ve Stokes 1985).

Mastürbasyonda cinsel ve agresif gerilimleri kişi kendi regüle ettiğinden dolayı, genital uyarılmaya sıklıkla fantaziler eşlik eder. Fantazinin içeriği bilinç dışı olabilir veya günlük rüya, oyunlar veya ilişkiler olabilir (Freud 1965). Fantaziler sıklıkla çocuk kalma arzularını ve yetişkin olama arzularını yansıtır (Moore 1975). Sağlıklı ergenler cinsel partner arayışını içeren mastürbasyon fantazilerine sahiptir.

Erkek ergenlerin fantezileri dışa dönük ve agresif fantaziler olup, cinsel arzuları genitaller üzerine odaklaşmıştır. Ergen kızlarda otoerotik aktivitelere daha az açıktırlar ve daha az olasılıkla bilinçli fanteziler eşlik eder. Erkeklerden farklı olarak kızlar genitallere odaklaşmazlar, genital öncelik flörtten daha sonra gelir (Lamb, 1980). Mastürbasyonla orgazma ulaşan kızlar bile kendi genitalleri zevk kaynagı olarak tanımlamazlar. Kızların mastürbasyon fantezileri romantizm ve sevgi üzerine odaklaşmıştır ve sıklıkla pregenital teşhircilik, sadomazoşizm ve narsistik temalar içerir (Moore 1975).

Her iki cinsiyette yaşın artmasıyla fanteziler realistik ve dışa dönük olmaya başlar. Ergen kızların %60’I, erkeklerin %32’si fantezilerinde gerçek kendilerinden farklı olarak kendilerini hayal ettiklerini bildirmiştir. Kadınların fantezileri daha çok görünüşleri ile ilgilidir. Kızların yarısı fantezilerinde kendilerini daha güzel olduklarını, %23’ü daha ince göründüklerini bildirmektedir (Kirkendall ve McBride, 1990). Yetişkin kadınlarda da fantezilerin çoğu fiziksel görünüş ile ilgilidir.

Fetişizm

Fetişizm aslında cinsel anlamı olmayan fakat birey için simgesel ve cinsel çekicilik kazanmış bir nesne ile cinsel doyum tutkusudur. Örneğin, çorap, ayakkabı, kalem, mendil, topuk gibi nesneler bilinen fetişist nesnelerdir. Normal insanlarda cinsel organa ya da vücudun tümüne yönelen cinsel ilgi fetişistte fetiş saydığı bölgelere ya da nesnelere yönelir. Bu cinse ilgi yaygınlaşacağı yerde kendisine çekici gelen fetişe takılı kalır. Araştırmalara göre fetiş karşı cinsten çekinen ve erkeklik gücünden emin olmayan erkekler için bu korkularını yenmelerini ve özgüven kazanmalarını sağlayan bir araçtır. Fetişler kadın cinsel organının simgeleridir. Bunlar genel ya da özel olarak kadın cinsel organıyla dolayısıyla da bir bütün olarak kadınlıkla ilgilidirler. Fetişizmin, fetişin doğrudan doğruya gerçek cinsel eşin yerine geçtiği ve fetişistin doyumu mastürbasyon yoluyla sağladığı gerçek sapmadan, fetişin yalnızca erkeğin kendine güven duymasını ve cinsel duyarlılığının sürekli olmasını sağlamak için kullandığı türe değin pek çok türü vardır. Bir çok erkek cinsel ilişki sırasında fantezilerine yardımcı olacak kimi fetişlere başvurur. Bu fetişizmin yumuşak bir biçimidir. Bu tür fetişler özellikle erkek yorgun olduğunda ya da cinsel ilişki kimi nedenlerle kendisine yeterince doyum sağlamadığı zaman kullanılır. Fetişistler cinsel eşlerini özel olarak seçmek zorundadırlar. Eşler durumu anlamalı, anlayışla karşılamalı ve eşlerine onlara çekici gelen korkuyu sürerek veya giysileri giyerek yardımcı olmalıdırlar. Fetişizmi bilen ve anlayışla karşılayan eş fetişin ilişkinin başlangıcı için gerektiğini erkeğin kendisini sevmesi için cinsel heyecan duymasını sağlayan bir araç olduğunu ve erkeğin kendisinin çekiciliğine ve güzelliğine bir kusur bulmasının söz konusu olmadağını bilir. Yani sonuç olarak söylediğimde belli ölçülerde fetişist bir eşle birlikte olmak cinsel ilişkiye bir başka bakış açısı getirecek ve ilişkiyi zenginleştirecektir. Fetişistler içe dönük, çekingen kimseye zararı olmayan kişilerdir. Herkez içinde pek az düzeyde de olsa fetişizö tohumları taşıdığından bu çok yaygın cinsel sapmanın giderek daha geniş bir biçimde anlayışla karşılanacağını söyleyebilirim.

Kırk beş Yaş üstü Erkeklerde Cinsel Yaşam

Erkeklerin yaşlandıkça cinsel yeteneklerini kaybettikleri inancı bir efsanedir. Asıl doğru olan bir çok şeyde olduğu gibi cinsellikte de yaşın pek önemi olmadığıdır. Bir erkeğin cinsel hayatındaki değişikliği fark ederken karşılaşacağı ilk şey penis sertleşmesine uzun bir sürede ulaşmasıdır. Erkek bu durumda önce paniğe kapılacak sonra da sinirlenecektir. Bu durum gerginlik yaratır. Sertleşme için kendisine daha fazla zaman ayırmalı, elle uyarı yapmasının normal olduğunu bilmelidir. Kadın da eşinin daha yavaş olacak olan ritmine uymayı öğrenmelidir. Orgazma ulaşma da uzun sürede olacaktır. Bu sürenin uzun olması iktidarsızlıkla bağlanmamalıdır. Bu konuda geliştirilecek korku sonucu boşalım gecikmekle kalmaz penisin sertleşmesi de güçleşir. Yani olumlu olabilecek olan avantajlar boşa gider. İlişkinin uzaması kadın için hoţ bir şeydir. Kadınlar orgazma daha rahat ulaştıklarından uzun süreli sevişme onların tam bir tatmine ulaşma şanslarını artırır.

Gençlikteki acelecilik ve hızlılık kadınlarda sık sık tatminsizliğe yol açar. Yani kendi avantajlarınızı rahatlıkla kullanmalısınız. Meninin az olması kısa bir uzaklığa fışkırması alınan zevkin azalması anlamına gelmez. Bu yaşta tecrübenin avantajlarının yaşanması unutulmamalıdır. Hekimler sağlıklı ve olumlu bir ruhsal yapıya sahip erkeğin en az 80 yaşına hatta daha fazlasına kadar cinsel hayatının başarıyla devam edeceği fikrinde birleşmektedirler.

Kırk Beş Üstü Kadınlarda Cinsel Yaşam
 

Kadınları kaygıya düşüren şeylerden biri yaş dönümüdür. “Menopoz”. Kadınlar genellikle yaş dönümü ile birlikte yalnız üretkenliklerinin değil canlılıklarının ve çekiciliklerinin de kaybolmasından korkarlar. Bir kadının üretkenliğinin sona ermesi ama cinsel hayatının sona ermemesi, menopoz veya yaşdönümü olarak adlandırılır. Çocuk sahibi bazı kadınlar için bu dönem bir kurtuluş yoludur. Yeniden gebe kalmak korkusu ya da gebeliği önleyici yollara başvurma zorunluluğu ortadan kalkar. Çocuk sahibi olmamış kadınlar için bu dönem daha acı olabilir. Böyle bir kadın son şansını da kaybettiğini ve artık anne olamayacağını bilir. Yaş dönümü için ortalama yaş 45’dir. Yaş dönümünün adet görmenin bütün bütüne ve sürekli olarak kesilmesiyle başladığı bilinmektedir. Yaş dönümünün yol açtığı rahatsızlıkların çoğu ruhsal nedenlidir. Sinirlilik, aşırı duygusallık, baş ağrıları, uykusuzluk, dikkatini toplayamama, korku ve bunalımlar. Yukarıda çok net olarak belirttiğimiz gibi bu dönemde seks hayatı bitmez. Sadece kadında ortaya çıkan hormon dengesizlikleri ve ruhsal değişmeler sonucu kadın kendini seks hayatından izole etmek yoluna gider. Bu tamamen yanlış bir tutumdur. Yapılan bilimsel araştırmalar bu tutumun değiştirilmesini savunmaktadırlar yani kadın kendisini daha çirkinleşmiş hissedebilir. Bu konuda kendine bakması, özen göstermesi ve eşiyle cinsel ilişkiye mutlaka girmesi uygundur. Ve de artık doğum kontrol korkusu da olmadığı için daha sık ve daha rahat cinsel ilişkiye girecektir.

Gebelikte Cinsel yaşam

Bu dönem çiftin bütün düşüncelerini doğacak bebek üzerinde yoğunlaştırdıkları bir dönem olmaktan çok çiftin birbirleriyle olan ilişkilerini olgunlaştırdıkları bir dönemdir. Bazı kadınlar bu dönemde cinsel ilişkiye çok aşırı bir düşkünlük gösterirler. Bazıları da kocalarına karşı soğuk ve isteksiz olurlar. Erkek cinsel organıyla bebeğe hiçbir zarar veremez. Gebelik döneminde cinsel ilişki zarar vermek bir yana kadının rahatlamasına yardım eder. Gebelik sevişmede değişik pozisyonları denemek için en uygun dönemdir. Ek yastıklar büyük ölçüde yardımcı olabilir. Bedenin bozulduğu duygusuna kapılan kadına eşi yardımcı olmalıdır. En önemlisi erkek kadına çok çekici olduğu ve istendiği duygusunu vermelidir. Bunu karısını yemeğe çıkararak, ufak tefek armağanlar alarak verebilir. Kadındaki gebelik döneminde ortaya çıkan cinsel ilişkiye girme isteksizliği gebelikten sonra da devam ederse bir psikologa vakit geçirmeden gitmek gereklidir. Bazen de erkek gebelik süresinde eşi ile cinsel ilişkiye girmekte zorlanabilir. Böyle bir durumda bir psikologa gitmek doğru olacaktır. Düşük tehlikesi varsa bu dönem doktor tarafından bildirilir. Genel olarak bu tehlike ilk üç ayda biter. Gebelik döneminde bir çok çift cinsel ilişkide bulunmaktan büyük zevk alırlar. Gebeliğin herhangi bir anında sevişmeye ara vermeleri konusunda kesin kurarlar yoktur. Her çiftin kendi kurallarını koyması en iyi yoldur.


  






YORUMLAR
Henüz Yorum Yazılmamış...