Hiçbir şey tesadüf değil!
TESADÜF MÜ ?
Hiçbir şey tesadüf değil!
Bazen hayatımıza giren öyle insanlar olur ki; onların belli amaca hizmet
etmek, bize bir ders vermek, kim olduğumuzu ya da olmak istediğimizi
bulmamıza yardım etmek için bizimle olduklarını yüreğimizin
derinliklerinde hissederiz. Bu insanların kim olacağını asla önceden
kestiremezsiniz; belki oda arkadaşınız, komşunuz, profesörünüz, uzun
zamandır görmediğiniz bir arkadaşınız, sevgiliniz ya da belki de sadece
göz göze geldiğiniz bir yabancı... Her kim olursa olsun, o kader anında
hayatınızın bir biçimde etkileneceğini bilirsiniz.
Bazen de hayatınızda öyle olaylar yaşarsınız ki; o anda bu olaylar size
korkunç, acı dolu, haksız gibi görünür. Ancak fırtına dindikten sonra;
bütün bu olayların üstesinden gelmemiş olsaydınız, asla potansiyelinizin,
gücünüzün, azminizin ve yürekliliğinizin farkına varamayacağınızı
anlarsınız.
Her olayın bir gerçekleşme nedeni vardır. Hiçbir şey tesadüfen, kötü ya
da iyi şans nedeniyle gerçekleşmez. Hastalık, yaralanma ve
deneyimsizlikler, ruhumuzun sınırlarını test eden olaylardır. İster
olaylar, ister hastalıklar, ister ilişkiler olsun, bu küçük testler
olmasaydı hayat hiçbir yere varmayan düz ve sıkıcı bir yol gibi uzayıp
giderdi. Güvenli ve rahat, ancak boş ve amaçsız...
Yaşamınızı, başarılarınızı ve düşüşlerinizi etkileyen insanlar,
kimliğinizi yaratan insanlardır. Kötü deneyimler bile birilerinden
öğrenilebilir. Bu dersler en zor, ancak büyük bir ihtimalle en önemli
olanlardır.
Eğer biri sizi kırar, ihanet eder ya da üzerse, size güveni ve kalbinizi
açtığınız birine karşı dikkatli olmayı öğrettikleri için onları affedin.
Eğer biri sizi severse, siz de bunun karşılığında onu koşulsuz sevin;
sadece onlar sizi sevdiği için değil, size sevmeyi ve onlar olmadan
göremeyeceğiniz ya da hissedemeyeceğiniz şeylere kalbinizi ve gözlerinizi
açmanızı öğrettikleri için.
Her günün tadını çıkarın. Her anın değerini bilin ve belki de tekrar
yaşayamayacağınız bu andan alabileceğiniz en fazla şeyi almaya bakın.
Daha önce hiç konuşmadığınız insanlarla konuşun, onları dinleyin, aşık
olun, zincirlerinizi kırın ve gözünüzü zirveye dikin. Başınızı dik tutun,
çünkü bunun için her türlü hakkınız var. Kendinize büyük bir insan
olduğunuzu tekrarlayın ve kendinize inanın. Eğer kendinize inanmazsanız,
hiç kimse size inanmaz. Hayatınızı nasıl istiyorsanız öyle
şekillendirebilirsiniz. Kendi özgün yaşamınızı yaratın, dışarı çıkın ve
onu yaşayın!"
|



















